‘GELDİ ÇATTI RAMAZAN’

“Türkü türkü Türkiye’m”in Karadeniz’inden, yalçın kayaları döven hırçın dalgalar gibi iki dize: “… Sevdalu günlerime / Geldi çattı ramazan…” Sevdamız ortak; bu topraklarda ağız tadıyla yaşamak. Dünyada, nüfusunun çoğunluğu Müslüman olan 50 ülke var, toplam Müslüman sayısı da ‘bir milyar 800 milyon’. Yani neredeyse her dört kişiden biri; ‘on bir[…]

Yazının Devamı

ÇOK ‘FİLİM İŞLER’!

İstanbul’u, otuz beş yıl sonra ilk kez böylesine sevimli bir tülün ardından, masal ülkesi güzelliğine bürünmüş olarak izledik. 1987 yılından beri kente bu denli kar yağmamış. Duyumsanan hava sıcaklığı -8 dereceye değin düştü. Sibirya’dan “Aybar (?) fırtınası” gelmesi bekleniyordu, gelmedi! Sokaklar, neredeyse diz boyu karla kaplı. İlkyaza uyanan bitkiler, üzerlerindeki[…]

Yazının Devamı

MEDENİYETLER (!) BULUŞMASI

Yarım yüzyılı aşan yazı işçiliğimizde, sözü döndürüp dolaştırıp sanata, daha çok da yazın’a (edebiyat) getirmeye çalışanlardanız. Karınca kararınca söyleyegeldiklerimizi bu kez baştan söyleyelim: Sanat, insanın yaşamla arasında sihirli bir mercektir. Nitelikli bir tiyatro oyunu, güzel bir film, bir şiir / müzik dinletisi izlediğimiz ya da resim / heykel / fotoğraf sergisi gezdiğimiz zaman dünyayı farklı görmeye başlar, görünmez bir elin ruhumuzu alıp yükselttiğini duyumsarız. Yazın ise daha da yüce bir işlevselliği barındırır. Bireysel düşünürsek kitapta okuduğumuz[…]

Yazının Devamı

‘ÜLKEMİZE DÖNELİM, HİÇLİĞİMİZE…’

Alman yazar Brecht‘e (1898 – 1956) göre dünya, ‘altın ışıklı bir ırmak’; ama biz insanlar, bu büyülü güzelliği ‘gölgeliyoruz’!  Şiirsel saptama, yazarın “Sezuan’ın İyi İnsanı” (1) oyunundan: Çoktanrılı dinlerden birinin üç tanrısı, ‘iyi insan’ bulmak üzere Çin’in Sezuan kentine gönderilir. Kent halkı, yoksulluğun pençesindedir. Su satıcısı Vang’ın yardımıyla başvurdukları sakinlerden hiçbiri, ‘tanrıları, tanrı misafiri olarak evinde ağırlamaya’ yanaşmaz. Biri dışında; sözleştiği müşterisini bekleyen ve ondan alacağı parayla[…]

Yazının Devamı

SANATÇIYLA BAŞ EDİLEMEZ

Her açıdan ağır geçen kışı atlatmamıza bir haftadan az zaman kaldı. Doğa, erken ilkyaz yağmurlarıyla elini, yüzünü yudu. Betona tapanlar, tapınadursunlar… Bizim ‘kurtarılmış’ küçücük toprak parçası bahçelerimizde ya da hemen her köşe başında onlara direnen her tondan yeşil güzellikler tomurcuğa durdu. Bahar dalları yasak tanımıyor. Yazı masasının başına her zamanki[…]

Yazının Devamı

İKİLİ YAŞAMLAR-2

. Dün (15 Şubat 2022), Matthieu Ricard’ın 76. doğum günüydü. O da kim? derseniz… – Dünyanın en mutlu insanı. ABD’de yapılan bir bilimsel araştırmanın sonuçları açıklandığından beri Matthieu Ricard, böyle anılıyor. Wisconsin Üniversitesi nörologlarından Richard Davidson; düzenli olarak meditasyon (1) yapan kişilerin beyinlerini inceliyordu. Bilim insanının, 2014’te MR aygıtına bağlayarak[…]

Yazının Devamı

İKİLİ YAŞAMLAR -1

Sanatla sporun barışçıl ruhları göstermelik bile olsa birleşince olağanüstü güzellikler ortaya çıkıyor. 4 Şubat günü başlayan 2022 Pekin Kış Olimpiyatları’nın açılış töreninde görüldüğü gibi: Çinli sinema yönetmeni Zang Yimu’nun sanatsal düzenlemesiyle dev bir kar tanesi oluşturulmuş. Geleneksel olimpiyat meşalesi; barış simgesi zeytin dalı yapraklarıyla donatılan o kar tanesinin ortasında 20 Şubat’a değin yanacak.  Dileriz bu arada, Birleşmiş Milletler’in (BM) aldığı, -olimpiyatların yedi gün öncesinden başlayıp yedi gün[…]

Yazının Devamı

PATRON ‘MUTLU SON’ İSTİYOR

Epeydir görmüyoruz; eskiden karikatürcüler demokrasiyi, ‘doksan altmış doksan’ ölçülerinde genç ve güzel bir kız olarak çizerlerdi. Halk arasında, güzeller için “Tanrı, çirkin şansı versin.” derler. Kimi siyaset bilimcileri; ‘İkinci Adam’ İsmet İnönü’nün, ülkemizi çok partili düzene kavuşturduğu 1946 yılını, demokrasi deneyimi için çok erken sayarlar: “İven kız ere varmaz, varsa da baht bulmaz.” (Evlilikte) Acele eden kız, eşini iyi seçemeyeceği[…]

Yazının Devamı

‘YENİDEN BAŞLAT’

Uygar dünya; bilim ve uygulayımbilimde (teknoloji) aklın, insanın yaratılış özelliklerinin sınırlarını her an zorluyor. Çok şükür! Bir sabah uyanacağız ki insan beynine takılan bir mikroçip geliştirilmiş;  ‘akıllı’ cep telefonlarıyla bilgisayarlardaki ‘yeniden başlat’ imlecini de içeriyor. Bu arada bizler; ‘Tanrı akıl dağıtıyormuş, herkes yine kendi aklını beğenmiş’ gerçeğini yaşayan kişiler olarak kendi dünyamızda kendimizle baş başa kalmayı sürdüreceğiz. Değerli yalnızlık! Ama sanatçılar için aynı şey[…]

Yazının Devamı

OKSİMORON HÂLLERİMİZ

‘Karşıtlıkların iç içe geçtiği ifadeleri, durumları’ anlatan “oksimoron” (Fr. oxymoron) kavramının, dilimizde tam karşılığı yok. Sözcüğün kökeni; Eski Yunanca ‘sivri, keskin’ demek olan “oksys” ile ‘aptal’ anlamındaki “moros”. Örneğin, birbiriyle taban tabana zıt anlamlı iki sözcükten oluşan “yaşayan ölü” tamlaması, bir oksimoron. Türkçe tek sözcüklü karşılığı yok ama biz, “oksimoron”u dibine dek yaşayan bir toplumuz. ‘BİN YILIN’ SERGİSİ VE… * 17 yıl önce bugün (19[…]

Yazının Devamı

‘DAHA NEN OLAYIM…’

Cemal Süreya, 9 Ocak 1990’da, henüz 59 yaşındayken bu dünyadan göçmüştü. 32 yıldır şiirin büyülü dünyasında uyuyor. Aşkın, ‘kara mizah’la en iyi yo(ğ)rulduğu şiirlerden biri, Cemal Süreya’nındır: “Daha nen olayım isterdin Onursuzunum senin.” * Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, geçen hafta aylıklarını artırdığı memur ve emeklilere seslenirkenki şu sözleri, dikkat kesilmemize yol açtı: “Biz size âşığız.” Ne[…]

Yazının Devamı

KİRLİAN GÖRÜNTÜLERİ

Ermeni asıllı Rus bilim insanı Kirlian, sağ olup da 2022 Türkiye’sinin ‘enerji fotoğraflarını’ çekse sanırız yaptığı işten soğurdu! Kastettiğimiz; yeni yıla yeni bir enerjiyle girelim derken elektrikte yüzde 52 – 127; doğalgazda salt bu ay (ocak) için konutlara yüzde 25, sanayiye yüzde 50; ulaşımda en az yüzde 27 – 36 zam yapılmış olması değil. Paramızın, göbekten bağımlı kılındığımız Amerikan Doları karşısındaki tarihsel değer düşüşü, özellikle gıda maddesi fiyatlarındaki aşırı artış, gelirimizin ise[…]

Yazının Devamı

YAŞAM BİR ‘HAİKU’

Üç gün sonra, hafta sonunda yeni bir yıla giriyoruz. Yaşam kısa ve şiirsel; bir haiku gibi: “eski bir gölet kurbağa içine atlıyor su sesi” Dizeler, Matsuo Başo‘ya (1644 – 1694) ait. Japon şair, bir fotoğraf makinesinin deklanşörüne basar gibi ânı durdurmakla kalmamış, dizelerine su sesini de katmış; cup! Şiirin evrensel gücü bu. Tevfik Fikret’in (1867 – 1915) “Yağmur” şiirinde yansıttığı[…]

Yazının Devamı

‘EDİLGİN’ BİR GÖZLEMCİ OLMAK

Geçmişte yaşamak, ilerlemekte olanların kaldırdığı tozu yutmak demek. Edilgin (pasif) olmak da öyle. Değerli çevirmen arkadaşımız Süha Sertabiboğlu sağ olsun, İngilizceden Türkçeye çevirdiği son üç kitabı bize verdi. Kitaplardan birisi için de “Okumaya bundan başla.” dedi. Süha’nın önerdiği ilk kitabın adı: “Zen ve Motosiklet Bakım Sanatı”. (1) Hayatımızda hiç motosiklet kullanmadığımız için -keşke herkes, 67’sinde bisiklet sürmeyi öğrenen[…]

Yazının Devamı

‘OĞLUN KÖLE, KIZIN CARİYE OLDU’

Bugün 15 Aralık 2021; biz Türkler için önemli bir günün, 128. yıl dönümü. Danimarkalı bilim insanı Vilhelm Ludvig  Thomsen; 15 Aralık 1893’te, Göktürk Abecesi’ni çözüp Orhun Yazıtları’nı okuduğunu bilim dünyasına açıkladı. * 1889 yılında Moğolistan’ın Orhun Vadisi‘nde bulunan yazıtlar; tarihte ilk kez “Türk” adının geçtiği, VIII. yüzyıla ait ‘anıtsal belge’ niteliğinde. Göktürk Devleti yöneticisi Bilge Kağan, yazıtlarda halkına, aklın sesine kulak[…]

Yazının Devamı

CİNSİYETSİZ ZAMİR

Mustafa Kemal Atatürk’ün büyüklüğünü, çağını aşan ileri görüşlülüğünü bir kez daha ortaya koyan gelişme: Fransızlar bu günlerde “cinsiyetsiz adılı (zamir)“ tartışıyor. Ünlü sözlük Le Petit Robert’i hazırlayan dilbilim kurulu; “o” anlamındaki, erkek için “il”, kadın için “elle” adıllarını birleştirip “iel” diye bir adıl kullanmayı önerdi. Öneriyle çağ dışı kadın – erkek ayrımının, dilbilgisinden de kaldırılmasını amaçlıyorlar. Atatürk, Fransızların şimdi yapmak istediklerini, en az 89 yıl önce düşünüp[…]

Yazının Devamı

ARALIKTA RAPSODİ

Eskiler, “Lodosun gözü yaşlıdır.” derlerdi. 2021 de ağlayarak gidiyor. “Ağlayan öküz”! Şaka değil; Çin astrolojisine göre 2021’in Şubat ayında başlayıp 2022 Ocak’ında bitecek olan, “Öküz Yılı” imiş. Öküz Yılı’nın renkleri de ilginç; metal beyazı, yeşil ve sarı. Polonyalı film yönetmeni Kieslowski’nin ‘Renk Üçlemesi’ni andırıyor gibi: 1- Nasıl bir yılsa bu yaşadığımız; hepimizin beti benzi atmış, beyaza kesmiş durumda. Siyasetçi deyişiyle ‘metal yorgunuyuz’. 2- “Yeşil”, biz sıradan ölümlülerin baş belası; dünyaya kazık[…]

Yazının Devamı

VAHDETTİN’İN ‘GİTTİĞİ’ GÜN -2

Son Osmanlı padişahı Vahdettin, ağabeyi Sultan Reşat‘ın (V. Mehmet) İspanyol gribinden ölmesi üzerine, 3 Temmuz 1918’de tahta çıkmıştı. “Cülus”tan dört ay on gün sonra 13 Kasım 1918’da Osmanlı başkenti İstanbul, emperyalistlerce ilk kez işgal edildi. * İşgal altındaki İstanbul’da, başta gıda maddelerinde görülmemiş fiyat artışları yaşandı; ekmeğin fiyatı 12 kat, zeytinyağının 23 kat, şekerin 60 kat[…]

Yazının Devamı

VAHDETTİN’İN ‘GİTTİĞİ’ GÜN -1

Bugün 17 Kasım 2021.  Türk tarihinin en önemli sayfalarından biri; son Osmanlı padişahı VI. Mehmet Vahdettin’in, İngiliz gemisi ‘Malaya’ ile ülkeyi terk ettiği günün, 99’uncu yıl dönümü. * Osmanlı başkenti İstanbul, 13 Kasım 1918 ve 16 Mart 1920 tarihlerinde olmak üzere iki kez işgal edildi. * 10 Ağustos 1920’de imzalanan Sevr Antlaşması ile de Anadolu, emperyalizmin çizmesi altına sokuldu. * Büyük[…]

Yazının Devamı

10 KASIM, GENÇLER VE FİGÜRLER…

Bugün 10 Kasım 2021. Atatürk‘ün kendi deyişiyle ‘naçiz bedeninin toprak olduğu’ günün 83. yıl dönümü. Saat 9’u beş geçe, bütün Türkiye’de iki dakikalığına yaşam duracak. Ulusal yas çerçevesinde, O’nun gözbebeği TBMM’nin ve sonsuz uykusunda bulunduğu Anıtkabir’in dışındaki tüm bayraklar yarıya indirilip ‘boynunu bükecek’. Asıl boynu bükük olansa 83 milyonluk koskoca bir ulus. Demek istediğimiz, ülke kaynaklarının savrulmasıyla derinleşen yoksulluktan çok, tünelin[…]

Yazının Devamı