HALKLA İÇ İÇE OLMA AYIBI (!)

Avrupalı devlet insanlarını bisikletle işe gidip gelirken ya da bir market kasasının kuyruğunda ödeme sırası beklerken görünce imreniyorduk. Bizde de 10’uncu Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’den sonra ilk kez İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu alışveriş yaptığı sırada, İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i de kaskını takmış, bisikletle işe giderken görünce bu konuda umutlandık. Ama, Türkiye[…]

Yazının Devamı

DİLİMİZ DEĞİŞİYOR YA CAHİLLİĞİMİZ?..

Bizim Efesli (basketbolcu değil, düşünür) Herakleitos (İÖ 535-475), “Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir.” demiş. Dil de yaşayan bir varlık olarak sürekli değişiyor. Örneğin, eskiden İstanbul Okmeydanı’nda yapılan okçuluk yarışmalarının hakemlerine, “havacı” denilirmiş. Artık, ordumuzdaki bir sınıfın adı; “havacı”. Hâlen “göğüs” ayrıca “bağırmak’tan emir” anlamlarındaki “bağır” sözcüğünün eski anlamı: “karaciğer”. Bir gün Topkapı Sarayı’nda, Fatih Sultan Mehmet başkanlığında divan toplantısı yapılırken halktan biri, elini kolunu sallayarak içeriye girmiş. Divan[…]

Yazının Devamı

BİR TUTAM TUZLA GELEN ÖZGÜRLÜK

Hindistan tam 72 yıl önce, 15 Ağustos 1947’de İngiltere’nin sömürgesi olmaktan kurtulup bağımsızlığını kazanmıştı. Bunu, sıska bir adamın yarı çıplak olarak 1930’da başlattığı “Tuz Yürüyüşü”ne borçlu. Bu toplum liderinin adı, Mahatma Gandi’ydi (1869 -1948). Tuz, tarih boyunca önemli bir tüketim maddesi oldu. Günümüzde de ilaç sanayisinden içtiğimiz suyun sertliğinin giderilmesine, sabun yapımından kışın[…]

Yazının Devamı

ÜST DÜZEY TÜRKÇE!..

Tv ekranlarımıza sıklıkla konuk olan kişilerin, toplumumuza karşı öncelikle “doğru”, sonra da “güzel Türkçe” kullanma sorumlulukları var. Profesör unvanlı, çok değerli bir akademisyenle bir tv kanalının yöneticisi, ekranda birlikte yorum yapıyorlar. 26 Temmuz 2019 geceki izlencede, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, yedi yıl önce attığı tivit bahane edilerek hakkında dava açılmasını haklı olarak[…]

Yazının Devamı

GÜZEL BAKMAK SEVAPTIR

Sosyalizmi karalamak isteyenler, bu öğretinin dinsel yönüne ilişkin Karl Marks’ın (1818 – 1883) bir sözüne sarılırlar: “Din halkın afyonudur.” Oysa, Marks’ın (*) özdeyişinin tamamı şudur: “Din, ezilen insanın iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz bir dünyanın ruhudur. Din, halkın afyonudur.” Türkiye, kötü günler geçiriyor. Bizim Diyanet İşlerinin, “ezilen insanın[…]

Yazının Devamı

ÇAĞIN VEBASI: CAHİLLİK

Avrupa’yı 1347-1351 yılları arasında mahveden Kara Veba’dan dönemin yobazları tarafından sorumlu sayılan kedilere topluca kıyıldığını duymuştuk. Ama, dahasını Eduardo Galeona’dan okuyunca kanımız dondu: “On dördüncü yüzyılda, Katolik inancın koyu fanatikleri Avrupa şehirlerindeki kedilere savaş açtılar. İblis’in emrindeki bu şeytani hayvanlar çarmıha gerildiler, kazığa oturtuldular, canlı canlı derileri yüzüldü ya da ateşe atıldılar. Bunun[…]

Yazının Devamı

JAPONLARDAN NE ÖĞRENELİM

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki hafta kadar önce ziyaret ettiği Japonya’da, 2018 yılı rakamlarıyla kişi başına ulusal gelir, 39 bin 308 dolar… (Bizdeyse on bin doların altında.) Oysa, 1930’larda dünya ölçeğinde yaşanan ekonomik bunalımın perişan ettiği bir ülkeydi, Japonya. Yüzölçümü 378 bin kilometrekare olan bu adalar ülkesinde 50 milyonu aşkın nüfus yaşıyordu[…]

Yazının Devamı

POLİTİKACIYA KIZ VERİLİR Mİ ?

Politikacılık bir meslek değil. Eski Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Vaclav Havel (1936 – 2011), dünyaca ünlü bir şairve yazardı. (Onun,1980’lerde bizim İBB Şehir Tiyatroları’nda oynanan “Görüşme, Kutlama, Çağrı” adlı tiyatro üçlemesini ilgiyle izlemiştik.) Havel, üç kez hapse girip çıktı. İlkinde, 1968 yılında Sovyet Rusya’nın ülkesini (bölünmeden önceki adıyla Çekoslovakya) işgaline karşı insan hakları bildirisihazırlayanlar arasında yer aldığı için[…]

Yazının Devamı

TÜRKİYE KAZANDI

Yalnız ülkemizde değil, bütün dünyada merakla beklenen 23 Haziran 2019 İstanbul Yerel Seçimi sonuçlandı. Çeyrek yüzyıllık aradan sonra bir CHP’li aday, Ekrem İmamoğlu hem de oy rekoru kırarak (yüzde 54,21) İstanbul Belediye Başkanı seçildi. Hukuk dışı yoldan mazbatasının elinden alındığı 31 Mart 2019 seçiminde, AKP’li rakibi Binali Yıldırım’la arasındaki sadece 13 bin 729 olan (binde 16) oy farkını, yaklaşık 806[…]

Yazının Devamı

BÖREĞİN İÇİNDE YANLIŞ TÜRKÇE!

Yoksul Arnavut göçmen İstanbul’u turlamaktadır. Öğle saatlerinde acıkır. Bir börekçinin önünden geçerken vitrindekileri görünce mide salgıları büsbütün artar. Arnavut, dükkâna girer. Tombul görünümüne kanıp doyurucu olduğunu düşünerek pufböreği sipariş eder. Ancak ilk ısırışında pufböreğinin içinin boş olduğunu anlayıp hüsrana uğrar. İkincisini alacak parası da yoktur. Somurtarak hesabı ister: – Kaç[…]

Yazının Devamı

CİNNETİN SON HÂLİ ‘KAFATASÇILIK’

Kaygıyla izlediğimiz ‘siyaset dili’ne, son olarak ‘ırkçılık’ da eklendi. 23 Haziran’da yinelenecek İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminde, kamuoyu yoklamalarına göre önde görünen Millet İttifakı (CHP + İyi Parti) adayı Ekrem İmamoğlu’na çelme takmak için bu ilkel, insanlığın yüz karası ‘kafatasçılık silahı’nı bile kullananlar var ne yazık ki. Trabzon doğumlu İmamoğlu‘na; aklını peynir ekmekle yemiş kimi politikacılar ve onlara yakın görünme[…]

Yazının Devamı

YÜREĞİ AĞZINDA BAYRAM KUTLAMAK

Bu satırları Şeker (ramazan) Bayramı öncesi yazıyoruz. Yazımız size ulaştığında bayram bir gün önce bitmiş olacak ama resmî dinlence üç gün daha sürecek. Mayısın son haftasında hava, ağustosa evrildi sanki. Arada bir hafiften kuzey rüzgârları da esmese aldığımız soluk boğazımızda düğümleniverecek. Giden gitti. İstanbul, sevdalılarına kaldı. Boğaz’ın laciverdi, alçaktan uçan[…]

Yazının Devamı

SONUNDA HERKESİN TOPRAĞI OLACAK

. Çocukluğumuzun çizgi romanları, “Bu maceranın sonu” diye biterdi. Biz 68 kuşağındanız; yani, artık ‘hikâyesinin sonu’ görünmeye başlayıp “ivme”si artanlardan… Buluttan nem kapanlar, “ivme” sözcüğüyle damat maliye bakanının açıkladığı son ekonomi paketine gönderme yaptığımızı sanmasınlar. Bir fizik kavramından söz ediyoruz; ‘hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin[…]

Yazının Devamı

EN GÜZEL YAZGI: KEMAL ATATÜRK

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasını geride bıraktık. Biz Türklerin, Ergenekon’dan çıkışımızdan beri, deyiş yerindeyse “başına gelen en güzey şey”, Mustafa Kemal Atatürk’ün tarih sahnesine çıkışıdır. 19 Mayıs 1919 tarihi de çökmüş, düşman çizmesi altında ezilen bir imparatorluktaki padişah kullarının, Atatürk önderliğinde önce yurdunu kurtarış, sonra da[…]

Yazının Devamı

SANATÇI MUHALİFTİR

Ekrem İmamoğlu’nun, sandıktan çıktığı hâlde -nasıl olduğunu 31 Mart 2019’dan bu yana hâlâ anlayamadığımız ve görünüşe göre hiçbir zaman da anlayamayacağımız şekilde- kazanamamış sayıldığı İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi beş hafta sonra yinelenecek. . Temiz biçemiyle (üslup) ülkemizde temiz siyaset umutlarını artıran İmamoğlu’nun yeni seçim sloganı “Her şey çok güzel olacak”;[…]

Yazının Devamı

‘MUSA’LARDAN KOPAN TOPLUM

Eski Yunan’da felsefe ve sanat öylesine kutsanmıştı ki “Musa” adı verilen ve şiirin yanı sıra aklın, düşüncenin de kaynağı olan esin perilerinin, ‘tanrı ile insan arası yüce bir varlık’ olduğuna inanılırdı (1). Düşünür Sokrates (doğumu İÖ 399), öğrencisi Platon’un ağabeyi Glaukon ile konuşuyor (2): – (İnsan) Hiçbir zaman Musa ile[…]

Yazının Devamı

TÜRKİYE’Yİ KİM UÇURUR

Bugün 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı. Her güne, yüreği ağzında uyanmaktan; gazetelere, tv haber bültenlerine korka korka bakmaktan çok yorulduk. Olgun bir bayram kutlamak istiyoruz. Bundan 42 yıl önce İstanbul Taksim Meydanı’ndaki kutlamalar sırasında çevre binalardan açılan ateşle 34 kişinin öldüğü, 200’den fazla kişinin yaralandığı “1977 Kanlı 1 Mayıs“ı, kulağımıza küpe[…]

Yazının Devamı

‘DALYA’YA BİR KALA, 23 NİSAN

Dün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladık! Millet Meclisi, 23 Nisan 1920’de, Kurtuluş Savaşımız sürerken açıldı. Mustafa Kemal Atatürk, Meclis’i öylesine önemsiyordu ki savaşı bile ‘ulusal istenç’in (millî irade) yönetmesini istedi.  İlk Meclis, gerçek bir mozaikti; 125’i devlet çarkının işleyişini bilen eski bakan, vali, türlü kademelerden memurların; 120’si serbest meslekten, pek çoğu sarıklı ‘ilmiye’ sınıfından kişilerin; beş “aşiret reisi” ile iki mühendisin yer[…]

Yazının Devamı

‘SONSUZ BİR ŞİMDİ VAR’

Bizim eskilerin, İtalyancayla karışık bir deyişi vardı; “avara kasnak”. 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde kimilerimiz, hiçbir aygıta bağlı olmadan kendi başına dönen (avare) kasnaklar gibiyiz; herhangi bir işlev için güç üretmeyişimiz bir yana, sürekli kendi gücümüzü tüketiyoruz. Elbette zamanı da… Veya böylece zaman mı geçiriyoruz, yoksa zaman duruyor da biz mi geçiyoruz?..[…]

Yazının Devamı