TARİHİ, AYRIŞMA ARACI GÖRMEK -3

“Bilim insanları, peygamberlerin mirasçılarıdır.” Bu güzel söz, Osmanlı’ya 92 yıl başkentlik yapmış olan Edirne’deki, Osmanlı‘dan günümüze ulaşmış ‘ilk özgün anıtsal yapı’ sayılan Eski Cami’nin duvarında, dev Arapça harflerle yazılı. Daha doğrusu, 606 yıllık caminin, giriş ve iç mekânlarına ünlü hattatlarca yazılmış ders niteliğindeki özlü sözlerden yalnızca biri.     Ama bu öğüdün ‘laf ola, beri gele’ yazıldığını, camiye henüz girmeden, cümle kapısının sağındaki pirinç levhayı okuyunca[…]

Yazının Devamı

TARİHİ, AYRIŞMA ARACI GÖRMEK -2

Bundan iki hafta önce 949’uncu yıldönümü görkemli resmî törenlerle kutlanan 1071 Malazgirt Meydan Muharebesi, bize okullarda belletildiği gibi ‘Anadolu kapılarının Türklere açıldığı savaş’ değildi. Hele  bir “cihat” (din uğruna savaş) hiç değildi. Tam tersine… Orta Asya’daki Müslüman Türkler, Müslümanlığı benimsemeyen Türkleri 10’uncu ve 11’nci yüzyıllarda zorla yerlerinden, yurtlarından edip Anadolu’ya sürdüler (1). Yani, 1071 yılından önce Anadolu‘ya akın akın gelenler, “İslamı[…]

Yazının Devamı

TARİHİ, AYRIŞMA ARACI GÖRMEK -1

Ulusal bayramlar, ulusların özgüvenini pekiştirir. Geçmişte kazanılan utkular, gelecek umutlarını tazeler, yeşertir. Bizim de ulusça yeniden özgüven kazanmaya gereksinimimiz var. Hepimizin bildiği nedenlerle yitirdiğimiz özgüvenimize yeniden kavuşmaya çalışmak yerine, tarih bilimini ‘toplumu kutuplaştırma aracı’ olarak görüp göstermek ise düşebileceğimiz en kötü yanılgılardan biridir. Öncelikle şunu belirtelim: “Resmî tarih böyle diyor ama…” diye söze başlayanların, genellikle iyi niyetli olmadıklarını düşünenlerdeniz. Bu[…]

Yazının Devamı

İNKILAP, PLATON VE ‘MAĞARA ALEGORİSİ’

Atatürk ve Anadolu Devrimi karşıtları / düşmanları; ikinci ünlü harfi ‘ı’ olan “inkılap” sözcüğünü, özellikle “inkilap” diye yazıp söylerler. Bu iki sözcük arasındaki önemli anlam ayrımını, Cumhuriyet kuşakları bilir. Ama, yeni kuşakların bilmediği anlaşılıyor. Bilenlerin sabrına sığınarak anımsatalım: İkinci ünlü harfi ‘ı’ olan “inkılap” (l’si ince okunur); ‘değişim, devrim’ demektir ve Arapça “kalb” (kalp) sözcüğünden gelir. İlk iki ünlüsü ‘i’ olan “inkilap”ın kökeni ise yine Arapça ‘köpek’ anlamındaki ‘kelb’dir; dolayısıyla “inkilap” da ‘köpekleşme’! Düşünce üretemeyenler, hakaret üretiyorlar. IŞIK KÖRLEŞMESİ Türk’ün, tarihi[…]

Yazının Devamı

‘VİCDAN ÖLÇER’ İKİ BİLİMSEL DENEY

Atasözleri ve deyimler; toplumların gelenek göreneklerini, yaşam deneyimlerini, birikimlerini en arı duru biçimiyle yansıtan sözlerdir. Ama, her zaman gerçeği anlatmazlar. Örneğin Türkçemizde, “Zalimin şemi, sabaha dayanmaz.” diye bir atasözü var. Şem; mum, balmumu demek. Her yer karanlık, pür nur o mevkiler! Günümüz dünyasında, baskıcı / otoriter düzenle yönetilen azımsanmayacak sayıda toplumun ise neredeyse gıkı çıkmıyor. Gıkı[…]

Yazının Devamı

HİTLER’İ REDDEDEN KADIN SPORCUMUZ

. Objektivist felsefî görüş ve psikoterapinin (*) ana kraliçesi, ABD’li romancı Ayn Rand (1905 – 1982), şu özdeyişiyle ünlüdür: “Soru, bana kimin izin vereceği değil, beni kimin durdurabileceğidir.” Real Madrid futbol takımının, geçen hafta Manchester City’nin karşısına ‘pembe formayla’ çıkması, bir erkek futbol sunucumuz tarafından ‘mahalle kahvehanesindeki maço erkek yaklaşımı’[…]

Yazının Devamı

‘KENETLİ DİŞLERLE ÖZGÜRLÜK TÜRKÜSÜ’

Kitap okurluğu; bizce insanın bir bakıma kendi kimliğine, düşüncelerine, davranışlarına, yaşadıklarına koşutluklar ya da karşıtlıklar arama serüvenidir. Kimi zaman okuduğumuz sayfalar arasında; bireysel varlığımızın ötesinde, türlü toplumlarla ortak paydalarımızı şaşırtıcı biçimde yansıtan özgün / otantik gerçekler de ortaya çıkabiliyor. Prof. Dr. Reha Oğuz Türkkan (1920 – 2010); Kızılderililerin, Asya’dan Bering[…]

Yazının Devamı

‘DOSTLUK GÜNÜ’ ERTESİ ‘BAYRAM’

Şaşılacak şey; kedinin rengi sarı. Kehribar sarısı. Her sabah saat 06.00 sıralarında karşı evin balkonundaki pencere pervazına cambaz çevikliğiyle tırmanıyor. Oysa balkon kapısı açık. Bu sabah daha bir keyif çattı; pervazdaki fesleğen saksısının yanında pencere boyunca dikelip uzun uzun gerindi. Pencerenin ardında biri yatıyor olmalı. Kedi, ona geldiğini haber veriyor.[…]

Yazının Devamı

‘YÜREĞİNLE VE KAFANLA YÜRÜ’

Biz Türkler, tarih boyunca hep batıya; Batı Uygarlığı’na doğru ‘yürümüşüz’. Bizi niteleyen “Yörük” sözcüğü, bilindiği gibi, “yürümek”ten geliyor. Osmanlı Devleti’nin kurucusu Osman Bey, Yörük‘tü. Tarihçi Ahmet Şikârî’; 13’üncü yüzyıl Anadolu beylerinden Germiyan Hükümdarı Ali Şah’ın (Şîr), Osman Bey’i şu sözlerle küçümsediğini öne şürüyor (1): “Aslı, cinsi yok bir yörük oğlu iken bey oldu.” Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk de anne tarafından Konyalı bir Yörük ailenin torunu. Atatürk’ün[…]

Yazının Devamı

‘FOLLUĞU KOLLAMA’ BİLİNCİ

Bugün 15 Temmuz 2020. İki gün sonra, önemli bir yıldönümünü kutlayacağız (!). İngiliz bilim insanı Charles Darwin‘in (1809-1882) “Evrim Kuramı”nı, dolu dolu üç yıldır çocuklarımıza okutmuyoruz. Evrim Kuramı; son olarak 2016 yılı Millî Eğitim müfredatında, 12’nci sınıfların biyoloji kitabının son sayfalarında yer alıyordu. Ardından beklenen oldu;Türkiye Cumhuriyeti tarihinde ilk kez, 18 Temmuz 2017 tarihinde[…]

Yazının Devamı

SIRADA ‘SÜLÜK’ DIŞALIMI OLMASIN

Modern tıbbın henüz emekleme aşamasında bulunduğu 1833 yılında Fransa, çeşitli hastalıkların sağaltımında kullanılmak üzere 41 milyon sülük ithal etmiş. Bu bilgiyi, Prof. Dr. Ahmet Akgül‘ün internet sitesinden aldık. Biz de ülkemizin yeni dışalım kalemleri arasında, pek yakında sülüğü görürsek şaşırmayalım. Fransa’dan 187 yıl sonra, 2020 Türkiye’sinde… Şifa bulacağız diye ‘kanımızı emdirmek’ üzere! İKİ DEVLET HASTANESİNDE Gazeteci İsmail Arı, 4 Temmuz 2020 tarihli[…]

Yazının Devamı

BİR FATİH’İN RESMİ KAVGAMIZ EKSİKTİ!

Ülkemizin gündemi yeterince ağır değilmiş gibi, bir bunalımımız daha oldu. Birbirimizle yeni ‘cebelleşme’ konumuz: İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB); Fatih Sultan Mehmet’in Venedikli ressam aile Bellini’lere yaptırdığı öne sürülen üç portresinden birini, Londra’daki müzayedede 770 bin sterline (6,5 milyon TL) satın almakla iyi mi etti, kötü mü?.. Ekonominin durumu ortadayken bir[…]

Yazının Devamı

BAŞKA ZİHİNLERİ ANLAMAK

İsmet İnönü, CHP Genel Başkanlığı görevini, yapılan özgür seçimle Bülent Ecevit’e bıraktığı 1972 yılındaki Kurultay sonrası Bursa Lisesini ziyaret etmişti. Öğrencilere seslenecekti. Atatürk’ün en yakın silah ve devrim arkadaşından, o gün uzun -belki de biraz sıkıcı- söylev bekleyenler yanıldılar. İnönü, gençlere sadece şunu söyledi: — Okuyun, okuyun! Bizim ve bizden[…]

Yazının Devamı

SESLER VE RENKLER

“Renk”, Farsçadan (“reng”) son harfini sertleştirerek dilimize aktardığımız bir sözcük. Bilindiği gibi, cisimler tarafından yansıtılan ışığın gözde oluşturduğu duyum, anlamında. Mecaz olarak da ‘nitelik, çeşitlilik’ demek. Müzik insanları, “ses tonu”na, “ses rengi” de diyorlar. Her bir çalgı (enstrüman) veya insan sesinin, ayrı nitelikler (tını) taşıdığını; özellikle ‘insan sesinin parmak izi[…]

Yazının Devamı

DOĞAN KATIRCIOĞLU’NA 9 YILLIK ÖZLEM

Gazeteci Doğan Katırcıoğlu, dokuz yıl önce 6 Haziran günü aramızdan ayrılmıştı. Nesli tükenmiş meslektaşlarımızdan, ağabeyimiz kadar sevdiğimiz bir insandı. Mesleğe polis – adliye muhabiri olarak başlayıp aynı dalda elli yılı aşkın sürdürdüğü üstün başarıları, çok sayıda ödülle taçlandırılmıştı. Bu arada yaşadıklarını, her birinin yazınsal (edebî) değeri olan dokuz kitabına (*)[…]

Yazının Devamı

KAHRAMAN OLMAK YA DA OLMAMAK

Bugün pazar… altmış beş yaş üstünü yine ‘güneşe çıkardılar’. Korona günlerinde haftada bir, altı saat izinliyiz! Piyasa Caddesi’nde, piyasa (1) yapıyoruz. Büyükdere’deki İspanya Büyükelçiliği yazlık konutunun önünden Sarıyer’e uzanan caddenin adı bu. Araç trafiği yok denecek kadar az olduğu için yürürken egzoz gazı soluma sorunumuz da bulunmuyor. Deniz, hafiften kuzey[…]

Yazının Devamı

PLAUDITE!

Sabahın erken saatlerinden beri yağmur yağıyor. Karşı bahçenin duvarını boydan boya saran hanımelinin sarı – beyaz çiçekler açmış olduğunu yeni ayrımsıyoruz. Ağaçların, çimenlerin ilkyaz yeşili; güllerin kan kırmızısı, ‘gönlüm sende pembe’si, ışıl ışıl gözleriyle ağlarken gülümseyen birer çocuk! Kurşun rengi gökyüzü, bulutlarını belli belirsiz aralayarak Eros’un gümüş oklarına geçit verince[…]

Yazının Devamı

‘YÜREĞİN BÜTÜN ULUSUN YÜREĞİ’

“19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” haftasındayız. ‘Korona günleri’ nedeniyle evlere hapsolunduğumuzdan, bu anlamlı yıldönümünü yazık ki meydanlarda buluşup coşkuyla kutlayamıyoruz. Ama, iyi günler ileride, diye düşünerek umutlarımızı canlı tutalım. Büyük Önder’in Ulusal Kurtuluş Mücadelesi’ni başlatmak üzere Samsun’a çıkışının 101’inci yıldönümü kutlanırken bu tarihsel olayda “İngiliz onayı” olduğunu[…]

Yazının Devamı

MESLEKTAŞIMIZ TENTEN KONGO’DA

Her çocuğun ilk kahramanı babasıdır. Geçen hafta, sekiz yaşındaki kemik kanseri hastası Ahmet Ataç’ın, hapishanedeki ‘kahraman’ını sürekli sayıkladığı hâlde son kez göremeden ölmesi, yüreğimizi yangın yerine çevirdi. Çok mu zordu, o yavrucağı ölümle pençeleştiği gece babasıyla buluşturmak? Baba Ataç, FETÖ’cü olduğu savıyla tutuklu. Davası sürüyor. Evet, kahramanlar her zaman kahraman[…]

Yazının Devamı

GÜL AĞACININ DİBİ

Bugün 6 Mayıs, Hıdırellez. Hepimizin, birer gül ağacı bulup dibine dileklerimizi simgeleyen nesneler koyma zamanı! Müslümanlık – Hıristiyanlık ortak inanışına göre, üç kutsal kişi; Hızır, İlyas ve İskender-i Zülkarneyn, bengisu (abıhayat) aramak için karanlıklar ülkesine giderler. Amaçları, o sudan içip ölümsüz olmaktır. Hızır ve İlyas, aradıkları kaynağı bulur ve bengisudan[…]

Yazının Devamı