Kerim Evren

Kerim Evren’in Güncel Yazıları

JAPONLARDAN NE ÖĞRENELİM

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki hafta kadar önce ziyaret ettiği Japonya’da, 2018 yılı rakamlarıyla kişi başına ulusal gelir, 39 bin 308 dolar… (Bizdeyse on bin doların altında.) Oysa, 1930’larda dünya ölçeğinde yaşanan ekonomik bunalımın perişan ettiği bir ülkeydi, Japonya. Yüzölçümü 378 bin kilometrekare olan bu adalar ülkesinde 50 milyonu aşkın nüfus yaşıyordu (bugün 127 milyon).  Sonra Japonya, kısa süre içinde[…]

Yazının Devamı

POLİTİKACIYA KIZ VERİLİR Mİ ?

Politikacılık bir meslek değil. Eski Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Vaclav Havel (1936 – 2011), dünyaca ünlü bir şairve yazardı. (Onun,1980’lerde bizim İBB Şehir Tiyatroları’nda oynanan “Görüşme, Kutlama, Çağrı” adlı tiyatro üçlemesini ilgiyle izlemiştik.) Havel, üç kez hapse girip çıktı. İlkinde, 1968 yılında Sovyet Rusya’nın ülkesini (bölünmeden önceki adıyla Çekoslovakya) işgaline karşı insan hakları bildirisihazırlayanlar arasında yer aldığı için[…]

Yazının Devamı

‘ŞEYTANLARIMI (!) ÖLDÜRME, YOKSA…’

Çetin Altan, bir sabah Kabataş’ta vapurdan inince kıyıda Özdemir Asaf’ı görür. Şair eğilmiş, pür dikkat denize bakmaktadır. Çetin Altan: – Günaydın. Hayrola?.. Özdemir Asaf: – Sormayın yahu! Dün gece burada ceketimi denize düşürdüm. Kıyıya vurur umuduyla bakıyorum işte!.. Gece “Fuaye”de içmiş olmalı yine. Ferhan Şensoy’un anlatımıyla (1): “Taksim’de, Fransız Konsolosluğu’nun arkasındaki sokakta, birincisi gereğinden[…]

Yazının Devamı

TÜRKİYE KAZANDI

Yalnız ülkemizde değil, bütün dünyada merakla beklenen 23 Haziran 2019 İstanbul Yerel Seçimi sonuçlandı. Çeyrek yüzyıllık aradan sonra bir CHP’li aday, Ekrem İmamoğlu hem de oy rekoru kırarak (yüzde 54,21) İstanbul Belediye Başkanı seçildi. Hukuk dışı yoldan mazbatasının elinden alındığı 31 Mart 2019 seçiminde, AKP’li rakibi Binali Yıldırım’la arasındaki sadece 13 bin 729 olan (binde 16) oy farkını, yaklaşık 806[…]

Yazının Devamı

BÖREĞİN İÇİNDE YANLIŞ TÜRKÇE!

Yoksul Arnavut göçmen İstanbul’u turlamaktadır. Öğle saatlerinde acıkır. Bir börekçinin önünden geçerken vitrindekileri görünce mide salgıları büsbütün artar. Arnavut, dükkâna girer. Tombul görünümüne kanıp doyurucu olduğunu düşünerek pufböreği sipariş eder. Ancak ilk ısırışında pufböreğinin içinin boş olduğunu anlayıp hüsrana uğrar. İkincisini alacak parası da yoktur. Somurtarak hesabı ister: – Kaç[…]

Yazının Devamı

CİNNETİN SON HÂLİ ‘KAFATASÇILIK’

Kaygıyla izlediğimiz ‘siyaset dili’ne, son olarak ‘ırkçılık’ da eklendi. 23 Haziran’da yinelenecek İstanbul Belediye Başkanlığı seçiminde, kamuoyu yoklamalarına göre önde görünen Millet İttifakı (CHP + İyi Parti) adayı Ekrem İmamoğlu’na çelme takmak için bu ilkel, insanlığın yüz karası ‘kafatasçılık silahı’nı bile kullananlar var ne yazık ki. Trabzon doğumlu İmamoğlu‘na; aklını peynir ekmekle yemiş kimi politikacılar ve onlara yakın görünme[…]

Yazının Devamı

YÜREĞİ AĞZINDA BAYRAM KUTLAMAK

Bu satırları Şeker (ramazan) Bayramı öncesi yazıyoruz. Yazımız size ulaştığında bayram bir gün önce bitmiş olacak ama resmî dinlence üç gün daha sürecek. Mayısın son haftasında hava, ağustosa evrildi sanki. Arada bir hafiften kuzey rüzgârları da esmese aldığımız soluk boğazımızda düğümleniverecek. Giden gitti. İstanbul, sevdalılarına kaldı. Boğaz’ın laciverdi, alçaktan uçan[…]

Yazının Devamı

SONUNDA HERKESİN TOPRAĞI OLACAK

. Çocukluğumuzun çizgi romanları, “Bu maceranın sonu” diye biterdi. Biz 68 kuşağındanız; yani, artık ‘hikâyesinin sonu’ görünmeye başlayıp “ivme”si artanlardan… Buluttan nem kapanlar, “ivme” sözcüğüyle damat maliye bakanının açıkladığı son ekonomi paketine gönderme yaptığımızı sanmasınlar. Bir fizik kavramından söz ediyoruz; ‘hareket eden nesnenin kısa bir zaman içinde, hızında oluşan değişmenin[…]

Yazının Devamı

EN GÜZEL YAZGI: KEMAL ATATÜRK

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı haftasını geride bıraktık. Biz Türklerin, Ergenekon’dan çıkışımızdan beri, deyiş yerindeyse “başına gelen en güzey şey”, Mustafa Kemal Atatürk’ün tarih sahnesine çıkışıdır. 19 Mayıs 1919 tarihi de çökmüş, düşman çizmesi altında ezilen bir imparatorluktaki padişah kullarının, Atatürk önderliğinde önce yurdunu kurtarış, sonra da[…]

Yazının Devamı

SANATÇI MUHALİFTİR

Ekrem İmamoğlu’nun, sandıktan çıktığı hâlde -nasıl olduğunu 31 Mart 2019’dan bu yana hâlâ anlayamadığımız ve görünüşe göre hiçbir zaman da anlayamayacağımız şekilde- kazanamamış sayıldığı İstanbul Belediye Başkanlığı seçimi beş hafta sonra yinelenecek. . Temiz biçemiyle (üslup) ülkemizde temiz siyaset umutlarını artıran İmamoğlu’nun yeni seçim sloganı “Her şey çok güzel olacak”;[…]

Yazının Devamı

‘MUSA’LARDAN KOPAN TOPLUM

Eski Yunan’da felsefe ve sanat öylesine kutsanmıştı ki “Musa” adı verilen ve şiirin yanı sıra aklın, düşüncenin de kaynağı olan esin perilerinin, ‘tanrı ile insan arası yüce bir varlık’ olduğuna inanılırdı (1). Düşünür Sokrates (doğumu İÖ 399), öğrencisi Platon’un ağabeyi Glaukon ile konuşuyor (2): – (İnsan) Hiçbir zaman Musa ile[…]

Yazının Devamı

TÜRKİYE’Yİ KİM UÇURUR

Bugün 1 Mayıs İşçi ve Emekçi Bayramı. Her güne, yüreği ağzında uyanmaktan; gazetelere, tv haber bültenlerine korka korka bakmaktan çok yorulduk. Olgun bir bayram kutlamak istiyoruz. Bundan 42 yıl önce İstanbul Taksim Meydanı’ndaki kutlamalar sırasında çevre binalardan açılan ateşle 34 kişinin öldüğü, 200’den fazla kişinin yaralandığı “1977 Kanlı 1 Mayıs“ı, kulağımıza küpe[…]

Yazının Devamı

‘DALYA’YA BİR KALA, 23 NİSAN

Dün, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nı kutladık! Millet Meclisi, 23 Nisan 1920’de, Kurtuluş Savaşımız sürerken açıldı. Mustafa Kemal Atatürk, Meclis’i öylesine önemsiyordu ki savaşı bile ‘ulusal istenç’in (millî irade) yönetmesini istedi.  İlk Meclis, gerçek bir mozaikti; 125’i devlet çarkının işleyişini bilen eski bakan, vali, türlü kademelerden memurların; 120’si serbest meslekten, pek çoğu sarıklı ‘ilmiye’ sınıfından kişilerin; beş “aşiret reisi” ile iki mühendisin yer[…]

Yazının Devamı

‘SONSUZ BİR ŞİMDİ VAR’

Bizim eskilerin, İtalyancayla karışık bir deyişi vardı; “avara kasnak”. 21’inci yüzyılın ilk çeyreğinde kimilerimiz, hiçbir aygıta bağlı olmadan kendi başına dönen (avare) kasnaklar gibiyiz; herhangi bir işlev için güç üretmeyişimiz bir yana, sürekli kendi gücümüzü tüketiyoruz. Elbette zamanı da… Veya böylece zaman mı geçiriyoruz, yoksa zaman duruyor da biz mi geçiyoruz?..[…]

Yazının Devamı

SEÇİM ŞANOSUNDA ‘KİRLİ AYAKLAR’

31 Mart 2019 Yerel Seçimleri, geçen pazar günü yapıldı. Kazananlara ve halkımıza hayırlı olsun. Biz bu satırları yazdığımız sırada kesin seçim sonuçları YSK tarafından henüz açıklanmamıştı. Ama, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Eskişehir… gibi büyük kentlerimizde Millet İttifakı (CHP + İyi Parti) adaylarının kazandığı kesin gibiydi. Toplam oyların yaklaşık yüzde 52’sini[…]

Yazının Devamı

POLİTİKACILAR HAYDİ TİYATROYA!

Bugün, 27 Mart Dünya Tiyatrolar Günü. Büyük kentlerde yaşayan yurttaşlarımızın, ödenekli ya da özel tiyatrolardaki oyunları yılda bir kez de olsa ücretsiz izleme olanağına kavuştukları gün. Eğer siz de ‘tiyatrolu’ kentlerimizde ya da onların yakınında oturan şanslılardansanız fırsatı kaçırmayın. Shakespeare (1564 – 1616), aynı adlı ünlü oyununda, kahramanı “Hamlet”i şöyle konuşturur: “… Doğduğu gün de bugün de[…]

Yazının Devamı

YÖRÜĞÜN BABIÇLARI

Nasrettin Hoca’ya: – Kışın dondum diyorsun, yazın da yandım! Ne olacak senin bu hâlin? diye takılmışlar. Hoca soruyu, soruyla yanıtlamış: – İlkbahar aleyhinde konuştuğumu hiç duyanınız oldu mu? Yusuf Has Hacip’in, bin yıl önce yazdığı “Kutadgu Bilig”inden (mutlu olma bilgisi) ‘mevsimlik’ bir beyit: “Doğardın ese keldi öngdün yeli Ajun edğüge[…]

Yazının Devamı

‘BARBARİZM’İN MEDYA HÂLİ!..

Güneşi özlemişiz. Kararsız mart, aydınlıkta karar kılmış görünüyor. Günler artık göz alan, kıpır kıpır bir saydamlıkla başlıyor.  Karanlık kötüdür; kuşku yüklü belirsizlikler içerir. Divan Edebiyatı şairleri, “siyah”ı belki de bu nedenle “küfür”le eş anlamlı saydılar. Şeriat düzeninde, caize (bahşiş) koparabilmek için hünkârın nabzına uygun şerbet verme çırpınışıyla da olsa… Fuzuli, bir güzele şöyle sesleniyor:[…]

Yazının Devamı

FAŞİZMİN HER TÜRLÜSÜ ÇOCUĞUNUZU ÇALAR

. General Franco İspanya’sında faşist yönetim, rejim karşıtı ailelerin binlerce çocuğunu kaçırdı. Franco’nun baş psikiyatrı Najera, özellikle de ülkedeki tüm Marksistlere “iflah etmez birer ruh hastası” tanısı koyarak “sağlıklı çocuk yetiştiremeyeceklerine” hükmetti. Bu kişilerden zorla alınan bebekleri, faşizm yandaşı ailelere verildi ve hepsinin izleri kaybettirildi. . Avustralya’nın sözde demokrat, özde[…]

Yazının Devamı