Kerim Evren

Kerim Evren’in Güncel Yazıları

20 KASIM ‘DÜNYA ÇOCUK GÜNÜ’

Bugün “Dünya Çocuk Günü”. İnsanlığın utanç karnesi: Birleşmiş Milletler‘in (BM) 2018 yılındaki saptamalarına göre, dünyada her beş saniyede bir çocuk AÇLIKTAN ölüyor. Yerküre üzerindeki 300 trilyon dolarlık varlıktan, bu çocukların payına kuru ekmek bile düşmüyor. Ve Türkiyemizde, nüfusun yüzde 28’i: Birçoğu ezilen, sömürülen, tecavüze uğrayan, bedensel ve ruhsal açlığa mahkûm edilen çocuklarımız, torunlarımız… Çalışmak veya öğrenim görmek, onlar için ya kırk katır ya[…]

Yazının Devamı

ATATÜRKÇÜLÜK EKİNİ (*)

Büyük Önder Atatürk‘ü, sonsuzluğa uğurlayışımızın 81’inci yılında özlemle anıyor ve arıyoruz. Geçen pazar günü (10 Kasım) saat dokuzu beş geçe, siren sesleriyle ulaştığımız duygusal / düşünsel yoğunluk bize, aşağıdaki alçakgönüllü dizeleri kaleme aldırdı: Rakı da içtin / Sigara da içtin / Bilim sanat ektin / Uygarlık biçtin. Kin içmedin /[…]

Yazının Devamı

ERDOĞAN SEVGİN’İN ARDINDAN…

Babıâli’nin son aksakallarından (duayen) Erdoğan Sevgin Ağabeyimizi de geçen cumartesi günü sonsuzluğa yolcu ettik. Kutsal ışıklar içinde uyusun. Erdoğan Ağabey‘le onlarca yıl, kimi zaman birlikte, kimi zaman da yakın çalışma arkadaşlığı yapmıştık. Kendisinin dostluk ilişkilerindeki kadife yumuşaklığı, şaşmaz bir ciddiyet ve disiplinle sürdürdüğü çalışma yaşamında sık sık demir leblebi sertliğine dönüşebiliyordu. Ama, kadınlara karşı tutumunun dışında… İşte, Erdoğan Ağabey‘in ne olursa olsun, karşı cinse[…]

Yazının Devamı

CUMHURİYET HAZIMSIZLARI

Kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “En büyük eserim.” dediği Türkiye Cumhuriyeti’nin 96’ncı kuruluş yıldönümünü kutluyoruz. Dört yıl sonra ise 100’üncü yıla ulaşıp ‘dalya’ diyeceğiz. Atatürkçülük demek, “Laik Türkiye” demektir; dar anlamıyla “din ve devlet işlerinin birbirinden ayrıldığı”, geniş anlamıyla ise “her türlü bağnazlıktan arınmış, yüzü ileri Batı’ya dönük özgür düşünceli, bilim ve sanatı rehber edinmiş bireylerden oluşan bir toplum”… Atatürkçülük; “özgürlükleri yok[…]

Yazının Devamı

UZLAŞMA KÜLTÜRÜ MÜ?..

Kimi zaman safdilliğimiz tutuyor! Son yerel seçimlerin ardından, CHP’li Ekrem İmamoğlu’nun belediye başkanı seçilmesine karşın, İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Meclisinde iktidar  (AKP + MHP) üyelerinin çoğunlukta olmasını, ‘iyi bir şey’ diye yorumlamıştık. Bunun, uzlaşma kültürümüze katkıda bulunacağına olan umudumuzu dile getirerek… O yazımızdan bu yana, yalnız İBB Meclisinde değil, her alanda iktidarla muhalefet arasındaki uzlaşma hayallerimizi suya düşüren gelişmeler birbirini izliyor. İBB özelinde İmamoğlu’nun, akla ziyan savurganlığa[…]

Yazının Devamı

‘YOKSUL ÇOCUK İÇİN DE AÇAR ELMA ÇİÇEĞİ’

  Yarın 17 Ekim Dünya Yoksullukla Mücadele Günü. Birleşmiş Milletler’in (BM) geçen yılki verilerine göre, dünyada yedi yüz milyonu aşkın insan, gündelik yaşamsal gereksinimlerini karşılayamıyor. Türkiye’de de Tüketici Hakları Derneğinin (THD) yine 2018 yılı rakamlarına göre, nüfusun yaklaşık yüzde 60’ını oluşturan 48 milyon kişi, yoksulluk sınırının altında. 16 MİLYON KİŞİ İSE AÇ. 2019 yılında tablonun[…]

Yazının Devamı

BİNDİK BİR ALAMETE…

İç politikada, “biçem (üslup) özürlüsü” olma durumunu aşıp bilinmezlere yelken açmış gibiyiz. 31 Mart 2019 Yerel Seçimleri’ni ‘atlattıktan’ sonra siyasetçilerin birbirlerine karşı söylemlerinde, hiç değilse asgari saygı kurallarına uymalarını bekliyorduk. Ama tam tersine, hakaret çıtası; özellikle de Ana Muhalefet Partisi liderine linç girişiminin adeta alkışlanmasından sonra, neredeyse ana avrat sövme, bu arada Yüce Divan’la tehdit düzlemlerinde ilerliyor! Tv’lerde ana[…]

Yazının Devamı

EŞEĞE ÖNCE SAĞLAM KAZIK…

İstanbul ve çevresinde, geçen perşembe günü meydana gelen orta büyüklükteki depremin, bizlere yapılmış yaşamsal bir uyarı olması gerekiyor. Ama tam tersine, 17 Ağustos 1999’da yaşadığımız büyük deprem felaketinden sonra doğanın tanıdığı yirmi yıllık süreyi bile boşa harcadığımız ortaya çıktı. Cuma günü medyamızda deprem duaları yayımlandığını görünce işimizin Allah’a kaldığını bir kez daha[…]

Yazının Devamı

BİZ ŞİİR DÜŞÜNÜRKEN…

Biz şiir düşünürken esas duruşa geçer doğa Güze direnen hanımeli sarı beyaz çiçeğe durur Yaygaracı martılar, ağlak kediler susar Narin dallarında saygılı bir eda Ayva ağacının.   Biz şiir düşünürken esas duruşa geçer doğa Bahçe köşesinde terk edilmiş mangal Rakı esriği bir uyuşukluk içinde Hapsetmiş yaz kahkahalarını saydam örtüsüyle Patlıcan[…]

Yazının Devamı

KADINA HAK GASPI İLE ADAM OLUNMAZ

Dünyanın kadın hakları karnesi kırıklarla dolu. Bırakın gericileri; ileri Batı ülkesi Almanya’da 1970 yılına değin kadınların futbol oynamasının yasak olduğunu biliyor muydunuz? Alman Futbol Federasyonunun yasak gerekçesi: “Top kapma savaşımında kadın zarafeti ortadan kalkıyor, beden ve ruh kimi hasarlara uğruyor…” Gerekçenin devamı daha da ilginç: “Kadın bedeninin sergilenmesi de ahlaken[…]

Yazının Devamı

HALKLA İÇ İÇE OLMA AYIBI (!)

Avrupalı devlet insanlarını bisikletle işe gidip gelirken ya da bir market kasasının kuyruğunda ödeme sırası beklerken görünce imreniyorduk. Bizde de 10’uncu Cumhurbaşkanımız Ahmet Necdet Sezer’den sonra ilk kez İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nu alışveriş yaptığı sırada, İzmir Belediye Başkanı Tunç Soyer’i de kaskını takmış, bisikletle işe giderken görünce bu konuda umutlandık. Ama, Türkiye[…]

Yazının Devamı

Medyadan Güncel Örneklerle TÜRKÇE KIYIMI

 Kültür sanat dergisi Alkış’ın 2019 Eylül – Ekim sayısında yayımlanan yazı:    Medyadan Güncel Örneklerle TÜRKÇE KIYIMI “Medya” sözcüğüne, geniş ölçüde benimsenen öz Türkçe bir karşılık henüz bulunabilmiş değil. Türk Dil Kurumu (TDK) yıllar önce “iletge” diye bir karşılık önerdi ama bu sözcük tutulmadı. “Basın yayın” sözü de sorunlu; çünkü[…]

Yazının Devamı

DİLİMİZ DEĞİŞİYOR YA CAHİLLİĞİMİZ?..

Bizim Efesli (basketbolcu değil, düşünür) Herakleitos (İÖ 535-475), “Değişmeyen tek şey, değişimin kendisidir.” demiş. Dil de yaşayan bir varlık olarak sürekli değişiyor. Örneğin, eskiden İstanbul Okmeydanı’nda yapılan okçuluk yarışmalarının hakemlerine, “havacı” denilirmiş. Artık, ordumuzdaki bir sınıfın adı; “havacı”. Hâlen “göğüs” ayrıca “bağırmak’tan emir” anlamlarındaki “bağır” sözcüğünün eski anlamı: “karaciğer”. Bir gün Topkapı Sarayı’nda, Fatih Sultan Mehmet başkanlığında divan toplantısı yapılırken halktan biri, elini kolunu sallayarak içeriye girmiş. Divan[…]

Yazının Devamı

BU DÜNYA BİR ‘İVAN’ GÖRDÜ

“Korkunç İvan” lakabıyla tarihe geçen Rus Çarı İvan Grozni, bundan 489 yıl önce 25 Ağustos 1530’da doğmuştu. “Ben kilisenin de başıyım.” diyor ve Tanrı’nın, İsa Mesih’ten sonra dini yeniden canlandırmak için kendisini gönderdiğini söylüyordu. Bugün Moskova’da çok renkli soğan kuleleriyle ünlü, her gün yaklaşık iki bin turistin gezdiği Saint – Basile (Aziz Vasili) Katedrali’ni Korkunç İvan yaptırdı. Böylece, kazandığı büyük bir utkuyu[…]

Yazının Devamı

BİR TUTAM TUZLA GELEN ÖZGÜRLÜK

Hindistan tam 72 yıl önce, 15 Ağustos 1947’de İngiltere’nin sömürgesi olmaktan kurtulup bağımsızlığını kazanmıştı. Bunu, sıska bir adamın yarı çıplak olarak 1930’da başlattığı “Tuz Yürüyüşü”ne borçlu. Bu toplum liderinin adı, Mahatma Gandi’ydi (1869 -1948). Tuz, tarih boyunca önemli bir tüketim maddesi oldu. Günümüzde de ilaç sanayisinden içtiğimiz suyun sertliğinin giderilmesine, sabun yapımından kışın[…]

Yazının Devamı

ÜST DÜZEY TÜRKÇE!..

Tv ekranlarımıza sıklıkla konuk olan kişilerin, toplumumuza karşı öncelikle “doğru”, sonra da “güzel Türkçe” kullanma sorumlulukları var. Profesör unvanlı, çok değerli bir akademisyenle bir tv kanalının yöneticisi, ekranda birlikte yorum yapıyorlar. 26 Temmuz 2019 geceki izlencede, CHP İstanbul İl Başkanı Canan Kaftancıoğlu’nun, yedi yıl önce attığı tivit bahane edilerek hakkında dava açılmasını haklı olarak[…]

Yazının Devamı

GÜZEL BAKMAK SEVAPTIR

Sosyalizmi karalamak isteyenler, bu öğretinin dinsel yönüne ilişkin Karl Marks’ın (1818 – 1883) bir sözüne sarılırlar: “Din halkın afyonudur.” Oysa, Marks’ın (*) özdeyişinin tamamı şudur: “Din, ezilen insanın iç çekişi, kalpsiz bir dünyanın kalbi, ruhsuz bir dünyanın ruhudur. Din, halkın afyonudur.” Türkiye, kötü günler geçiriyor. Bizim Diyanet İşlerinin, “ezilen insanın[…]

Yazının Devamı

ÇAĞIN VEBASI: CAHİLLİK

Avrupa’yı 1347-1351 yılları arasında mahveden Kara Veba’dan dönemin yobazları tarafından sorumlu sayılan kedilere topluca kıyıldığını duymuştuk. Ama, dahasını Eduardo Galeona’dan okuyunca kanımız dondu: “On dördüncü yüzyılda, Katolik inancın koyu fanatikleri Avrupa şehirlerindeki kedilere savaş açtılar. İblis’in emrindeki bu şeytani hayvanlar çarmıha gerildiler, kazığa oturtuldular, canlı canlı derileri yüzüldü ya da ateşe atıldılar. Bunun[…]

Yazının Devamı

JAPONLARDAN NE ÖĞRENELİM

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın iki hafta kadar önce ziyaret ettiği Japonya’da, 2018 yılı rakamlarıyla kişi başına ulusal gelir, 39 bin 308 dolar… (Bizdeyse on bin doların altında.) Oysa, 1930’larda dünya ölçeğinde yaşanan ekonomik bunalımın perişan ettiği bir ülkeydi, Japonya. Yüzölçümü 378 bin kilometrekare olan bu adalar ülkesinde 50 milyonu aşkın nüfus yaşıyordu[…]

Yazının Devamı

POLİTİKACIYA KIZ VERİLİR Mİ ?

Politikacılık bir meslek değil. Eski Çek Cumhuriyeti Devlet Başkanı Vaclav Havel (1936 – 2011), dünyaca ünlü bir şairve yazardı. (Onun,1980’lerde bizim İBB Şehir Tiyatroları’nda oynanan “Görüşme, Kutlama, Çağrı” adlı tiyatro üçlemesini ilgiyle izlemiştik.) Havel, üç kez hapse girip çıktı. İlkinde, 1968 yılında Sovyet Rusya’nın ülkesini (bölünmeden önceki adıyla Çekoslovakya) işgaline karşı insan hakları bildirisihazırlayanlar arasında yer aldığı için[…]

Yazının Devamı