Kerim Evren

Kerim Evren’in Güncel Yazıları

‘AMOK KOŞUCUSU’ MEZOPOTAMYA’DA

Neredeyse her gün türlü kötülüklerle sınanan bir toplum olup çıktık. Erzincan’ın İliç ilçesinde (13 Şubat 2024 günü) görülmedik bir maden faciası yaşandı. Fırat Nehri’nin iki kolundan Karasu Nehri ile Sabırlı Deresi’nin hemen yanı başındaki Çöpler (Köyü) Altın Madeni hafriyatından oluşan devasa ‘zehir dağı’, en az dokuz kişiyi yutarak vadiye kaydı;[…]

Yazının Devamı

‘DİL’ ÇAMLARI DEVİRMEK -3

“… Çünkü Sevgililer Günü’ydü o gün, Her kuşun eş bulmak için tepeye gittiği.” İngiliz şiirinin babalarından Geoffrey Chaucer’ın (?- 1400) dizelere dökmesinden beri yani en az altı yüz küsur yıldır kutlanan o gün, bugün; 14 Şubat Sevgililer Günü. Kökeni ise ne garip ki Antik Roma’nın (çoktanrılı) pagan kültürüne, daha doğrusu[…]

Yazının Devamı

‘DİL’ ÇAMLARI DEVİRMEK -2

Türkiye; Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın Diyanet Akademisince verilen ilk mezunlara seslenişini konuşuyor. 2023 Haziran sonu itibarıyla 211 bin 164 elemanı bulunan Diyanet, ordusunu genişlettikçe genişletiyor. Akademinin 33 merkezinde eğitilen imam – hatip, müezzin – kayyım ve Kuran kursu öğreticisi olmak üzere dört bin 537 kişi, önümüzdeki ay işe başlatılacakmış. Rastlantıya bakın; ülkemizde[…]

Yazının Devamı

‘DİL’ ÇAMLARI DEVİRMEK -1

Öz Türkçe karşılığı “ekin” olan “kültür”ün (Fr. culture) geniş anlamı: “Tarihsel, toplumsal gelişmelerin kazanımlarıyla bunları yaratmada, sonraki kuşaklara aktarmada kullanılan, insanın doğal ve toplumsal çevresine egemenliğinin ölçüsünü gösteren araçların bütünü.” Kültürün başat aktarılma aracı, “dil”. Dilini koruyup geliştiremeyen toplumlar, zamanla ‘ulusal kimliğini’ yitiriyor. Sözü fazla uzatmadan, bu ‘yaşamsal’ konuda geldiğimiz[…]

Yazının Devamı

ŞİİR VE CİNAYET

Bir Rus atasözü: “Rus’u kazı, altından Kazak çıkar.” Kazaklar Türksoylu olduklarına göre, Aristo mantığı, öteki adıyla düz mantık kullanırsak: “Rus’u kazı altından Kazak, onu da kazırsan altından Türk çıkar.” Asya’yı karış karış dolaşıp Türklerin tarih sahnesindeki izlerini süren değerli bilim insanı Prof. Dr. Ahmet Taşağıl (doğ. 1964), Rusya topraklarındaki Sibirya’nın[…]

Yazının Devamı

BİNDİK BİR ALAMETE…

Rahmetlik Cem Karaca’nın (1945 – 2004) “Bindik bir alamete / Gediyoz gıyamete…” şarkısını hüzzam makamına uyarlayıp hep birlikte söylememizin zamanıdır. (L’si ince, ikinci a’sı uzun okunan, Arapça kökenli “alamet”in ilk anlamı, ‘belirti”.  Sözcük, mecazî anlamıyla ise ‘büyüklük, irilik bakımından şaşılacak durumda olan şey’ demek.) Cem Karaca’nın yanı sıra iki kişi[…]

Yazının Devamı

KÖPRÜ’DEN NE GEÇTİ

On gün önce girdiğimiz 2024 yılı; laik Cumhuriyet felsefesini oluşturan “Üç Devrim Yasası”nın kabulünün 100. yıl dönümü. 3 Mart 1924’te Millet Meclisi’nden geçen bu üç yasadan biriyle ülkemizde “hilafet kaldırıldı”. Diğer iki Devrim Yasasını sona bırakarak önce “hilafet” açısından durumumuza bir göz atalım: İslamdaki, hiç kimsenin “Tanrı ile kul arasına[…]

Yazının Devamı

100. YIL GOLÜ!

Tanrı’nın sevgili kullarıyız. 2023’ü toplumca derin bir üzüntüyle uğurlamaya hazırlanırken bir mucize yaşadık sanki. Fenerbahçe ile Galatasaray futbol takımları arasındaki Süper Kupa karşılaşmasının Suudi Arabistan’da oynatılmak istenmesine, toplumuzdan ciddi tepkiler yükselmişti. Türkiye’yi yönetenler, hiçbir alanda halkın sesine kulak vermedikleri gibi, bu tepkileri de umursamadılar. Ama sonunda zararlı çıkan kendileri oldu[…]

Yazının Devamı

MUTLU YILLAR YA DA ‘ORKOZ’!

‘Gözü yaşlı’ lodos, lodosluğunu yaptı; İstanbul’a yağmur getirdi. Kentin terk edilmiş hüzün plajlarında, hırçın dalgalarla kumsala vurması olası altın yüzük, küpe arayan lodosçular hâlâ var mı bilemiyoruz. Biz, deniz kıyısı boyunca uzanan ‘yapay falez’ beton yükselti üzerinde yürüyoruz. Zaman zaman daha sertleşen fırtınanın kepçeleyip fırlattığı suyun azizliğine uğrayarak ıslanmak bahasına…[…]

Yazının Devamı

AYDININ DİL SORUMLULUĞU -3

Noktalama imlerinin (işaret) kullanımındaki yaygın yanlışlara dikkat çekerken virgülün de bir tür bağlaç olduğunu, dolayısıyla tümce içindeki bağlaçlardan önce ve sonra virgül konulmayacağını geçen haftaki yazımızda belirtmiştik. Aynı biçimde, ulaçlardan yani “bağ – fiillerden” sonra da virgül konulmaz. Hem bağlaç hem de eylem (fiil) özelliği taşıyan ulaçlar ancak ‘sıralı tümce’de[…]

Yazının Devamı

AYDININ DİL SORUMLULUĞU -2

Yahya Kemal Beyatlı’ya (1884 – 1958) sormuşlar (1): — Bugün neyle meşguldünüz, görünmediniz? — Bir şiir üzerinde çalışıyordum. — Şiiri bitirdiniz mi? — Hayır. Sabahleyin bir virgül koymuştum. Akşama kadar düşündüm, ona da beğenmedim, sildim. ‘Yalapşap’ (2) yaşayan üçüncü milenyumun insanları olarak bir kuyum işçisi sabrını, titizliğini anlamamız güç. Yahya[…]

Yazının Devamı

AYDININ DİL SORUMLULUĞU -1

Ali Nusret (1872-1913), kendisinden dört yaş büyük ağabeyi Cenap Şahabbettin’in gölgesinde kalmış, aslında onun gibi önemli bir Servet-i Fünûn şair / yazarı. Küçük kardeşleri şair Osman Fahri de ailede ‘ağacının dibine düşen son armut’. Abdülhak Şinasi Hisar, Ali Nusret’i “nazik, mahcup, mütevazı, çekingen ve fesahat meraklısı” olarak tanımlarmış (1). Eskimiş[…]

Yazının Devamı

‘BU NE YA?’ TÜRKİYE’Sİ

George Orwell’ın distopik romanı “1984”ü, bizden daha ‘trajikomik’ ağırlıklı olarak hayata geçiren toplum yoktur. Romanda, bilindiği gibi Okyanusya yöneticileri, kimi sözcükleri yasaklayarak insanların beyninden de silebileceklerini sanıyorlardı. Benzetmede hata olmaz; geçen hafta KRT’de, değerli meslektaşımız Zafer Arapkirli söyledi; “sigara böreği”, kimi marketlerde ‘kalem böreği’ adıyla satılmaya başlamış. Sigara, sağlığa zararlı[…]

Yazının Devamı

‘ATA’NMAYAN ÖĞRETMENLER

İki gün sonra, 24 Kasım Öğretmenler Günü’nü kutlayacağız. ‘Başöğretmen’ Atatürk’ün izinden giden, laik eğitim – öğretimi benimsemiş emekli / çalışan / çalışamayan / çalıştırılmayan tüm öğretmenlerimize, minnet duygularımızla birlikte, saygılarımızı sunuyoruz. Sözünü ettiğimiz son öbektekiler için ‘çalıştırılmayan’ ya da ‘atanamayan’ yerine, ‘Ata’nmayan öğretmenlerimiz desek sanırız daha doğru olacak. KPSS’de yüksek[…]

Yazının Devamı

‘KANUN DİYE DİYE…’

Yıllar, yüzyıllar geçiyor; devlet düzenleri değişiyor ama Türk aydınının yazgısı pek değişmiyor. II. Abdülhamit döneminin en duyarlı aydınlarından Tevfik Fikret (1867 – 1915), baskıcı padişahın otuz üç yıllık zulmünden çok etkilenmiştir. Bir gün Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi’nin kurucusu ünlü ruh hekimi Mazhar Osman (Usman)’a sorar: – Çok hırçınım,[…]

Yazının Devamı

ATATÜRK 142 YAŞINDA

ATATÜRK 142 YAŞINDA Büyük Önderimizi, aramızdan ayrılışının 85’inci yıl dönümünde, her gün biraz daha artan özlemle anıyor, arıyoruz. Anadolu insanı, Atatürk’ten önce Türk olduğunun bile ayırdında değildi. Kendisine sorulunca “Müslümanım” diyordu. Dahası, Osmanlıya göre biz, “Etrak-ı bîidrak”; yani algılayamayan, mankafa Türklerdik. Bize Türk olduğumuzu öğreten, gizilgücümüzü (potansiyel) çok iyi bilen[…]

Yazının Devamı

100. YIL ONURU-2

Atatürk, uzun yıllar boyu tasarladığı Cumhuriyetin ilanını, 28 Ekim 1923 akşamı sofrasında bulunan konuklara açıklamıştı. İlerleyen saatlerde onları evlerine gönderirken İsmet (İnönü) Paşaya, “Sen kal!” demişti. Ardından, 1921 Anayasasında yapılacak değişiklikleri onunla tartışmış ve Meclis’e sunmak üzere bir taslak yazdırmıştı. Ata’nın en güvendiği arkadaşı, İsmet Paşa mıydı? Sanırız. Ama, buna[…]

Yazının Devamı

100. YIL ONURU -1

Türkiye Cumhuriyeti’nin 100. kuruluş yıl dönümü haftasındayız. Bu çok özel yılın tarihsel tanığı olmak ayrı bir onur. Ne mutlu bizlere ki Büyük Önderimizin Cumhuriyet Aydınlığında yetişmiş kuşaklarız. Sahip kılındığımız ulusal / evrensel / insanî değerleri, yalnızca 14 yılda başarılan Atatürk Devrimine borçluyuz. İşgal altındaki Anadolu ve Trakya’yı emperyalist çizmesi altından[…]

Yazının Devamı

BEBEĞE VE KADINA ÖLÜM YAĞDIRMAK

Alman düşünür Immanuel Kant (1724 -1804), bundan üç yüzyıl önce soyumuzdan umudu kesip şöyle demiş: “İnsanlık denen çarpık çurpuk malzemeden düzgün bir şey yapılamaz.” Ortadoğu’da sürmekte olan İsrail – Filistin savaşı, Kant’ı bir kez daha doğruluyor. Filistin, 1947 yılından beri İsrail işgali altında. Dünyanın en yoksul insanları arasındaki 5,5 milyon[…]

Yazının Devamı

‘DOMATES GÜZELİ’Nİ BİLEN ÖĞRETMEN!

Fransızca, ‘kültür dili’ sayılıyor. İngilizce ise ‘dünya dili’. Söz varlığına, sömürgeleştirdikleri ülkelerin dillerinden de sözcükler katan bu ‘yayılmacı’ iki ulustan İngilizlerin sözcük sayısının 600 bin; Fransızların da 400 bin kadar olduğu savlanır. Peki, Türkçede kaç sözcük var, dersiniz? Yıllar önce ortaya çıkan birileri, dilimizde “616 bin 767 sözcük” bulunduğunu öne[…]

Yazının Devamı