Baş 'Dil'le Tartılır -8

Temel, çok başarılı bir öğrenciymiş. Üniversiteyi bitirdikten sonra Cambridge’te master, Oksford’da doktora yapıp yurda dönmüş. Yakınları, “Herhâlde eğitim hayatına noktayı koymuşsundur.” demişler. Temel, “Hayır!” demiş; “Tibet’e gideceğim”. “Niçin?” “Yaşamın gizlerini öğrenmek için.” Ve, Tibet’teki bir manastırda Budist rahiplerle birkaç yıl geçirdikten sonra geri gelmiş. “Nasıl? Hayatın sırlarını öğrendin mi?” diye[…]

Yazının Devamı

Baş 'Dil'le Tartılır -7

Haber ve yorumlarımızda, okur / izleyici / dinleyiciyi ikircikte bırakacak olumlama – olumsuzlama, anlam belirsizliği, ussal değer vurgusu… yanlışlarından kaçınmalıyız. Ekrana çok yakışan başarılı sunucu Ece Zereycan, 23 Eylül’de Tele -1′de; Suriyeli bir anne – kızın öldürülmesini ‘ülkemizde can güvenliğinin yeterli olmayışına’ bağlarken şöyle dedi: – Güvensizliği ‘sağlayan’ haberlerden biri…[…]

Yazının Devamı

Baş 'Dil'le Tartılır -6

Varlığını, Türk halkı olarak tıkır tıkır ödediğimiz vergilere borçlu olan devlet kanalı TRT’ye, yalnızca elektrik faturalarımızdan her yıl yüz milyonlarca lira kesinti yapılıyor. Buna karşılık TRT’den de yayınlarıyla halka olan yükümlülüklerini yerine getirmesini istemek, safdillik sayılmamalı. 2954 Sayılı Türkiye Radyo Televizyon Yasası’nın 9. Maddesi ile, TRT’ye yüklenen görevleri anımsatalım: “-[…]

Yazının Devamı

Baş 'Dil'le Tartılır -5

“Ezgi”;  bir anlamıyla ‘kulağa hoş gelen ses ya da söz dizisi’dir. Konuşurken hepimiz bir tür ‘beste’ yaparız. Dudak, dil, damak uzamı, yanaklar, alt çeneden oluşan konuşma organlarımız; birer çalgı gibidir. Bu organları topluca, doğru çalıştırabilmek, boğazımızdan çıkan sese doğru biçim verebilmek, Tv sunucularının da olmazsa olmaz niteliğidir. AFERİN BESTE! 8[…]

Yazının Devamı

Baş 'Dil'le Tartılır -4

Fransız düşünür Buffon’un “Üslup yazarın ta kendisidir.” özdeyişi -uyak çekiciliğiyle karışık- genelleme yapılarak dilimize aktarılmış: “Üslub-ı beyan, aynıyla insan.” İstediğimiz kadar süslü sözcüklerle konuşup yazmaya özenelim, eğer ‘beyanımız’ kişiliğimize bol ya da dar geliyorsa ‘pespayelik’ aradan er geç sırıtır. (“Er geç”i bitişik yazarsak ‘erkek keçi’ ya da ‘erkek deve’ sırıtır!)[…]

Yazının Devamı

Baş 'Dil'le Tartılır -3

Türkçeye, Batı ya da Doğu dillerinden girmiş sözcüklerin sesletim ve yazımı, baş belamız! Örneğin, içinde dört ünlü harfin yan yana gelip ‘ses baskısı’ yaptığı, Batı kökenli bir sözcük: “Gangster” Bilindiği gibi, yasa dışı işler çeviren azılı haydut, demek. Fatih Portakal’ın ‘etkileşimli’ (interaktif) sunumu hoşumuza gittiği için ana haber bültenlerini genellikle[…]

Yazının Devamı

Baş 'Dil'le Tartılır -2

CNN Türk’te, bir kız futbol takımıyla ilgili haber veriliyor. Görüntüleri, İran’dan sanıyoruz önce. Ama hayır, bu bir Türk kız takımının haberi. Sivas’ın bir köyünde futbol takımı kuran genç kızlarımız, gol yemeden il şampiyonu olmuşlar. Aferin! Vtr’den ekrana yansıyan ses, “Beypınarı’nın kızları…” diyor. Demek, sporcu kızlarımızın köyünün adı “Beypınarı”ymış. Ama, üç[…]

Yazının Devamı

Baş 'Dil'le Tartılır -1

Prof. Dr. İlber Ortaylı, geçen pazar günü CNN Türk’te Hakan Çelik’in konuğuydu. Okul yıllarında öğretmenlerinin, Türkçesi kötü öğrencileri nasıl aşağıladıklarını anlattı. Bir öğretmeni, Ortaylı’nın ‘kemik’e ‘kemük’ diyen taşralı bir sınıf arkadaşına, dolaylı yoldan ‘köpek’ diyerek ağır hakaret etmiş: – Sen o ‘kemüğü’, doğup büyüdüğün falanca yerden buraya ağzında nasıl ‘getürdün’!..[…]

Yazının Devamı

85. Türk Dil Bayramı

Önümüzdeki salı, Türk Dil Bayramı’nı kutlayacağız. 1932’de düzenlenen ilk Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü, “Dil Bayramı” kabul edilmişti. Çağcıl anlamdaki ilk geniş kapsamlı Türkçe sözlük Kamus-ı Türkî’nin; ilk Türkçe roman Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ın; ilk Türkçe ansiklopedi Kamus-ül Alam’ın yazarı Şemsettin Sami (1850 – 1904), Osmanlıca için şöyle diyordu: “Bu nasıl[…]

Yazının Devamı

Çin İşkencesi

Çin’de yirmi yıl hapis yatmış bir Budist keşiş, Hindistan’a Dalay Lama’yı ziyarete gelmişti. Dalay Lama keşişe, uzun mahkûmiyeti süresince gördüğü işkenceler sırasında korkup korkmadığını sordu. Keşişin inanılması güç yanıtı şöyleydi (1): – En büyük korkum, bana işkence edenlere karşı sevgimi ve merhametimi kaybetme ihtimali oldu. Çin, 1945’ten itibaren Tibet’i sinsice[…]

Yazının Devamı

'Arda Kalan' da Ne?

Reklam sloganlarındaki yanlış Türkçenin, yinelene yinelene toplumun belleğinde doğruymuş gibi yer ettiğine, bu köşede sıklıkla dikkat çekeriz. Şarkılar ise uzun yıllar boyu söylendiği için güfte yazarlarının dilimize daha da çok özen göstermeleri gerekir. Anadolu rock müziğinin öncülerinden Cahit Berkay, genç solist Derya Petek’le birlikte yaptığı albümüne “Arda Kalan” adını koymuştu.[…]

Yazının Devamı

İç Çamaşırlı İsmet Paşa

Biz Türkler, gündelik konuşmalarımızda meramımızı olabildiğince kısa sözlerle, kestirme anlatmayı yeğleriz. Bu nedenle örneğin; genellikle plastikten yapılmış bir terlik türü olan “Tokyo sandaleti”, dilimizde “tokyo” olup çıkmıştır. Kâğıt mendile halkımız, aslında bir marka olan “selpak” der. Her likit petrol gazına da “aygaz”… “Atlet” (Fr. athlète), atletizmci, demek. Atletlerin kolsuz, askılı[…]

Yazının Devamı

'Aziz Nesin Ruhu' İçin

Aziz Nesin’le ortanca oğlu Ali, Bilkent Üniversitesi yerleşkesinde, elleri kolları ağır kitap kolileriyle dolu, otobüs durağına yürüyorlar. Mevsim kış, her yer karla kaplı, Ankara’nın ayazı her ikisinin iliklerine dek işliyor. Ali: – Baba, bir taksi çağıralım. – Olmaz! Ali, ses tonunu biraz yükseltiyor: – Baba sen, kitapları dünya dillerine en[…]

Yazının Devamı

Şeker ile Nane

Dünya, mucizelerle dolu. Sanki soluk almamız bile mucize. Özellikle de 2017 Türkiye’sinde! İster insan ol, ister herhangi bir canlı… Komşunun iki köpeği var; Şeker ile Nane. Sahipleri olan genç çiftten, daha çok ‘baba’ gezdiriyor ikiliyi. Bir hayvan barınağından aldıkları Nane, Şeker’in yanında minicik kalıyor. ‘Poposu yere yakın olandan kork!’ dedirten[…]

Yazının Devamı

Harf Devrimi 89 Yaşında

Dün (9 Ağustos), Harf Devrimi’nin 89. yıldönümüydü. Meşrutiyet döneminde Müslüman Arnavut okullarında Latin harfleri öğretilmek istenmiş, şeyhülislama bunun dince sakıncalı olup olmadığı sorulmuştu. Yanıt elbette olumsuzdu (1): “Mesaağ-i şer’i (2) yoktur!” Daha önce 1860’larda Nâzım Hikmet’in büyük dedesi Mustafa Celalettin Paşa, Padişah Abdülaziz’e “Arap yazısı, Türkçeye uygun değil.” diyerek Latin[…]

Yazının Devamı

Katlanan Ekranda Gazete

Dünya neleri konuşuyor, biz nelerle cebelleşiyoruz! Örneğin, ileri Batı bilim / medya çevrelerinin gündeminde bir süredir ‘katlanabilir kâğıt ekran’ın bulunduğunu biliyor muyuz? Dizüstü bilgisayarların, tabletlerin yerini, kâğıttan yapılan ekranlar alacak. Gazeteleri, kitapları yükleyebileceğimiz kâğıt ekranı, katlayıp cebimize koyabileceğiz. Dahası, yüklediklerimizi silerek bu ekranı sınırsız kez kullanabileceğiz. ELİ KULAĞINDA 2016 Ocak’ında;[…]

Yazının Devamı

'Bir Gazeteci Hapisteyse'

TGC; 1979 yılından beri verdiği “Basın Özgürlüğü Ödülleri”ni, “ülkemizin ve medyamızın içinde bulunduğu koşullar…” haklı gerekçesiyle bu yıl vermedi. “Koşullar elverdiğinde, bu ödüllerin yeniden konulacağını” bildirdi. “24 Temmuz, Basın Özgürlüğü için Mücadele Günü” nedeniyle 21 Temmuz’da TGC’nin Burhan Felek Konferans Salonu’nda, birbirinden değerli konuşmacıların katıldığı bir toplantı yapıldı. TGC Genel[…]

Yazının Devamı

YÖNEŞME

Bir dirimbilim (biyoloji) terimi: “Yöneşme”. Dil Derneği’nin Türkçe Sözlük’üne göre, “Türleri aynı ya da ayrı canlıların, aynı koşullar altında biçim ve yapı bakımından zamanla birbirlerine benzemesi” demek. “Yöneşme”, aşağı yukarı eş anlamlı bir sav olarak (Fr. thèse de convergence, Osm. tekarüp iddiası) toplumbilim (sosyoloji) terimleri arasına da girmiş.

Yazının Devamı

'Komilfo' Bir Adam

Eski İstanbullular, ‘istedikleri biçimde gelişen bir durum, hoşlarına giden bir olgu ya da her yönüyle beğendikleri kişi için’ şu Fransızca sözü kullanırlardı: “Komilfo” (Fr. comme il faut). Türkçesi: Olması gerektiği gibi. 9 Temmuz 2017 Pazar günü, Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Maltepe’deki “Adalet Mitingi”ni baştan sona, yerinde izlerken hem CHP liderinin tarihsel[…]

Yazının Devamı

Aydın Yakmak

Yurt Gazetesi’nin, 2 Temmuz 2017 günkü manşeti: “#unutMADIMAKlımda” 24 yıl önce, 2 Temmuz 1993 günü Sivas’ta, 33’ü aydın ve sanatçı, ikisi otel görevlisi 35 kişi, diri diri yakılarak öldürüldü. Pir Sultan Abdal Şenlikleri’ne katılan, aralarında Aziz Nesin’in de bulunduğu aydınların kaldığı Madımak Oteli, cuma namazının ardından toplanan on beş bin[…]

Yazının Devamı