Baş ‘Dil’le Tartılır -6

Varlığını, Türk halkı olarak tıkır tıkır ödediğimiz vergilere borçlu olan devlet kanalı TRT’ye, yalnızca elektrik faturalarımızdan her yıl yüz milyonlarca lira kesinti yapılıyor.

Buna karşılık TRT’den de yayınlarıyla halka olan yükümlülüklerini yerine getirmesini istemek, safdillik sayılmamalı.

2954 Sayılı Türkiye Radyo Televizyon Yasası’nın 9. Maddesi ile, TRT’ye yüklenen görevleri anımsatalım:

“- Atatürk ilke ve inkılaplarının kökleşmesine (…),

– … İnsan haklarına saygılı ve Atatürk Milliyetçiliğine dayanan demokratik, laik ve sosyal hukuk devleti niteliklerinin korunmasına, güçlendirilmesine,

Millî eğitim ve millî kültürün geliştirilmesine… yardımcı olmak.”

Baş ‘Dil’le Tartılır -6 yazısına devam et

Baş ‘Dil’le Tartılır -5

“Ezgi”;  bir anlamıyla ‘kulağa hoş gelen ses ya da söz dizisi’dir.

Konuşurken hepimiz bir tür ‘beste’ yaparız.

Dudak, dil, damak uzamı, yanaklar, alt çeneden oluşan konuşma organlarımız; birer çalgı gibidir. Bu organları topluca, doğru çalıştırabilmek, boğazımızdan çıkan sese doğru biçim verebilmek, Tv sunucularının da olmazsa olmaz niteliğidir.

AFERİN BESTE!

8 Ekim Pazar günü, Tv kanalları arasında dolaşırken CNN Türk’teki “Özel Sektör” izlencesine takılıp kaldık. Konuşurken hepimiz bir tür ‘beste’ yapıyoruz, dedik ya… Adı da Beste olan genç bir sunucu / haberci, Beste Uyanık; diksiyonu, artikülasyonu (boğumlanma), vurguları, özellikle de sesinin rengiyle, çok hoş bir sunum örneği verdi.

Kendisini kutlar, başarısının devamını dileriz.

Baş ‘Dil’le Tartılır -5 yazısına devam et

Baş ‘Dil’le Tartılır -4

Fransız düşünür Buffon’un “Üslup yazarın ta kendisidir.” özdeyişi -uyak çekiciliğiyle karışık- genelleme yapılarak dilimize aktarılmış:

“Üslub-ı beyan, aynıyla insan.”

İstediğimiz kadar süslü sözcüklerle konuşup yazmaya özenelim, eğer ‘beyanımız’ kişiliğimize bol ya da dar geliyorsa ‘pespayelik’ aradan er geç sırıtır. (“Er geç”i bitişik yazarsak ‘erkek keçi’ ya da ‘erkek deve’ sırıtır!)

HALVA – HELVA

Pek çok yönünü eleştirdiğimiz rahmetlik Süleyman Demirel’in güzel bir sözü vardı:

“Doğrusu ‘halva’dır; ama siz ‘helva’ diyeceksiniz.”

1970’li yıllarda, bu günkülerle kıyaslayınca aslında ‘helva gibi’ olduğunu yeni yeni anladığımız ‘siyasetçi üslubu’ sertliklerini, yazdığımız haberde olabildiğince yumuşatırdık.

Örneğin bir siyasetçi, rakibinin bir savını ‘yalanlamışsa’ bunun haber dilimizdeki karşılığı şuydu:

“… doğru olmadığını söyledi.”

Ya da Babıâli’deki İran Başkonsolosluğunun önünde bir grup öğrenci, İran Şahı Rıza Pehlevi’nin ‘kuklasını’ mı yaktı! Despot bile olsa bir komşu ülke yöneticisinden ‘kukla’ diye söz etmemek için haberimizde, ‘kukla’ ile eş anlamlı ama görece daha yumuşak bir sözcüğü, “maket”i kullanırdık:

“İranlı rejim muhalifi öğrenciler, Şah’ın maketini yaktılar.”

Baş ‘Dil’le Tartılır -4 yazısına devam et

Baş ‘Dil’le Tartılır -3

Türkçeye, Batı ya da Doğu dillerinden girmiş sözcüklerin sesletim ve yazımı, baş belamız!

Örneğin, içinde dört ünlü harfin yan yana gelip ‘ses baskısı’ yaptığı, Batı kökenli bir sözcük:

“Gangster”

Bilindiği gibi, yasa dışı işler çeviren azılı haydut, demek.

Fatih Portakal’ın ‘etkileşimli’ (interaktif) sunumu hoşumuza gittiği için ana haber bültenlerini genellikle Foks TV’den izliyoruz. Portakal, 27 Eylül günkü bülteni sunarken “gangster”i, dört ünsüz harfinin ortasına bir ünlü (e) sıkıştırarak seslendirmez mi:

“Gangester”!

Baş ‘Dil’le Tartılır -3 yazısına devam et

Baş ‘Dil’le Tartılır -2

CNN Türk’te, bir kız futbol takımıyla ilgili haber veriliyor. Görüntüleri, İran’dan sanıyoruz önce. Ama hayır, bu bir Türk kız takımının haberi. Sivas’ın bir köyünde futbol takımı kuran genç kızlarımız, gol yemeden il şampiyonu olmuşlar. Aferin!

Vtr’den ekrana yansıyan ses, “Beypınarı’nın kızları…” diyor.

Demek, sporcu kızlarımızın köyünün adı “Beypınarı”ymış.

Ama, üç beş saniye sonra köyün tabelası ekrana getirilince öyle olmadığını anlıyoruz:

“Beypınar” (‘-ı’ takısı yokmuş meğer)!

Hemen ardından, ekranın altında başlık (KJ) beliriyor:

“Beşpınar…”

Baş ‘Dil’le Tartılır -2 yazısına devam et