‘Meskun Mahalleler’ (!)

Biz eski Babıâli çalışanlarına, meslek büyüklerimiz, “cevaplamak” eyleminin yanlış olduğunu söylerlerdi. Kaleme aldığımız haberde bu sözcük geçiyorsa üstünü kırmızı kalemle çizip onun yerine “cevaplandırmak” yazarlar – yanlışta ısrarcı olursak da bizi bir güzel azarlarlardı-.

[Anadolu Ajansındaki rahmetli ustalarımızdan Emin Olcay (nam-ı diğer Dişsiz Emin) ile İlhan Banguoğlu’nun-Tanrı uzun ömür versin- haber diline gösterdikleri özeni ve bu konuda bize kazandırdıklarını unutamayız.]

Günümüzde ise Doğru Türkçeye ilişkin kurumsal ve toplumsal kafa karışıklığından medya olarak biz de payımızı alıyoruz.

Örnek: CNN Türk ekranlarında gördüğümüz iki ayrı başlık (KJ) ve iki sesli duyuru.

23 Mart 2017 günkü bir KJ:

“Erdoğan, Hakan Çelik’in Sorularını Cevaplıyor

Kısa süre sonra, KJ’deki “… cevaplıyor” sözcüğü silinip yerine “…yanıtlıyor” yazıldı.

Ertesi gün ise bir başka izlencenin duyurusunda, şöyle denildi:

“… Taha Akyol’un sorularını yanıtlandırıyor.

Aynı eylemin, 9 Şubat 2017 tarihli “Parametre” öncesi ekrandan yapılan duyuruda da söylendiğini not almıştık:

“…yanıtlandırıyor.”

EĞRİSİ – DOĞRUSU

Kubbealtı Lugâti (2. Basım, Kasım 2011) hem “cevaplamak – yanıtlamak” geçişli eylemlerini hem de “cevaplandırmak” oldurgan eylemini doğru kabul ediyor. “Yanıtlandırmak” eylemine ise yer vermiyor.

Peki ya Türk Dil Kurumu (TDK) ?

Yukarıda sıraladığımız eş anlamlı dört eylemin dördünü de doğru sayıyor.

Hani, Nasrettin Hoca’nın kadılık yaptığı dönemde davalıyla davacıya “İkiniz de haklısınız!” demesini eleştiren karısına söylediği gibi:

– Sen de haklısın!

Bizce; eğer meslek büyüklerimizin dediği üzere, “cevaplamak” eylemi yanlışsa “yanıtlamak” da yanlış! Bu durumda “cevaplandırmak” ya da “yanıtlandırmak” dememiz gerekiyor.

Ama dilin, sürekli değişim, gelişim özelliğini düşünerek “yanıtlamak” eylemini artık ‘galatımeşhur’ sayıp benimsememiz gerekiyor galiba.

PAKİSTAN’IN OKUNUŞU

Yine, CNN Türk’ün 28 Nisan 2017 günkü saat 18.00 bülteninde, Antalya’da Valilikçe konulan ‘içki yasağı’ndan söz ediliyordu. Vtr’deki ses, ne dese beğenirsiniz:

“… meskun mahalleler…”

İlk anlamıyla ‘insan oturan’; ikinci anlamıyla da ‘yurt edinilmiş’ demek olan Arapça kökenli “meskûn” sözcüğü, ‘ince k’ ile okunur. Vtr’de ise ‘kalın k’ ile seslendirildi. Yine bu tamlamadaki tamlanan da ‘yer’ anlamındaki Arapça kökenli “mahal”dir, ‘mahalle’ değil; “meskûn mahaller”.

CNN Türk yönetici ve çalışanları, umarız bu yapıcı eleştirilerimizi dikkate alırlar.

Öte yandan, Halk TV’deki bir sesletim yanlışı, haftalardır yinelenip kulağımızı tırmalıyor. “Pakistan” sözcüğünü -kimi akademisyenlerimiz de dâhil- ekranda ‘tüm heceleri kısa’ olarak seslendiriyorlar.

Oysa, bu özel adın ilk hecesi uzun okunur; “paakistan”.

‘Doğru Türkçe’, iletişimin olmazsa olmazıdır, unutmayalım.

GRAM GRAM ‘EPİGRAM’

Önce ‘Gırgır’ tarihe karıştı / Ardından ‘Penguen’ / Ama yine ısrarcı / Barış yolunda mizahçı / Baksanıza nasıl  / Yüzleri güldürdü / Tiyatrosunu yakan / Kundakçıyı bile / Bağışlayan / Müjdat Gezen