‘Komilfo’ Bir Adam

Eski İstanbullular, ‘istedikleri biçimde gelişen bir durum, hoşlarına giden bir olgu ya da her yönüyle beğendikleri kişi için’ şu Fransızca sözü kullanırlardı:

“Komilfo” (Fr. comme il faut).

Türkçesi:

Olması gerektiği gibi.

9 Temmuz 2017 Pazar günü, Kemal Kılıçdaroğlu’nun İstanbul Maltepe’deki “Adalet Mitingi”ni baştan sona, yerinde izlerken hem CHP liderinin tarihsel eyleminde türlü kışkırtmalara karşın ‘sağduyu’ çizgisinden bir an bile sapmayışı hem de miting alanını dolduran üç milyon kişinin ‘olgun coşkusu’ bize aynı sözü anımsattı:

Komilfo.

‘BASINA ÖZGÜRLÜK’

Kılıçdaroğlu’na 69 yaşında, “adalet” istemiyle 432 kilometrelik yolu bana mısın demeden yürüten; onun hak, hukuk arayan her kesimden ‘nitelikli’ kitlelerle içten kucaklaşmasını sağlayan ortak payda:

Demokrasiyi özümsemiş ve özlemiş olmak.

Tarihsel yürüyüşle mitingin ayrıntılarını, -özgür- medyamızda geniş ölçekte yer aldığı için yinelemeyeceğiz. Kılıçdaroğlu’nun, manifestosundaki 10 maddeden 6’ncısı ile, medyamızın ağır yarasına da parmak bastığını anımsatmakla yetinelim:

“150’nin üzerinde gazetecinin hapiste olduğu bir ülkede demokrasiden söz edilemez. Sadece mesleklerini yaptıkları için tutuklanan gazeteciler derhâl serbest bırakılmalı, medya üzerindeki tüm baskılara son verilmelidir. Düşünceyi ifade özgürlüğünün önündeki engelleri kaldırın!”

‘KOORDİNEYDİK’!

8 Temmuz 2017 günkü Cumhuriyet’in üçüncü sayfa manşeti:

“MİT ile Koordineydik”

Meslektaşımız Hrant Dink’in öldürülmesine ilişkin davanın duruşmasında, sanıklardan Metin Yıldız savunma yapmış. Yıldız’ın sözleri, haber metnine göre şöyle:

“Sağ faaliyetlerde biz, MİT ile koordinasyon halindeydik…”

Metindeki “koordinasyon” (Fr. coordination), ‘eşgüdüm’ anlamında doğru bir sözcük.

Ancak, manşetteki “koordine” uydurma (*); üstelik bu sözcükten “koordineydik” diye ekeylem türetmek, katmerli yanlış. Sözcüğün aslı “koordone” (Fr. coordonné).

Haber metnindeki “hal”in ‘a’sının üzerine ise mutlaka düzeltme imi (^) konulmalı. Aksi hâlde; durum, anlamındaki “hâl” ile, toptan gıda maddesi satılan “hal”, hemhâl oluverir!

E. KİŞON’UN YAZIMI

Önceki hafta, Efraim Kişon’un “Tarlakuşuydu Juliet” oyunundan söz etmiştik. Okurumuz Ekin Tirelioğlu, bize e-posta ile sormuş:

“Yazarın adını, neden Batı dillerindeki gibi Ephraim Kishon değil de Efraim Kişon olarak yazdınız?”

Sayın okurumuz… Latin Abecesi kullanan ülkelere ilişkin özel adları, özgün biçimiyle yazıyoruz:

Shakespeare, De Gaulle, Goethe…

Diğerlerinin özel adlarını ise Türkçe okunuşuna göre:

Çaykovski, Konfüçyüs, Ömer Şerif…

Efraim Kişon da İsraillidir ve ülkesinde İbrani Abecesi kullanıldığı için yazarın adını, okunduğu gibi yazıyoruz.

GRAM GRAM ‘EPİGRAM’

“Beyaz Mendil”ini salladın / “Muradın Türküsü”nü çığırarak /  Ve “Üç Arkadaş”tan / İkisinin çağrısına uyarak / Ölümsüzlüğe göçtün / Yedinci Sanat duruşun / Hep gönderde olacak / Işıklar içinde yat Fikret Hakan

(*) Sermet Sami Uysal; Türkçede Yaratılan Fransızca Sözcükler ve Türkçede Anlamları Değiştirilen Fransızca Sözcükler, YKY, 2004, sayfa 87 – 88.