ANA SAYFA
TÜM YAZILAR
ARAMA
LİNKLER
İRTİBAT


Güncel Örneklerle Medyada Dil Yanlışları

Kerim Evren'in "Güncel Örneklerle Medyada Dil Yanlışları" adlı kıtabı piyasada!

AYRINTILAR VE SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN!




Hızlı Arama


Anket
"Her biri" ayrı yazılır!
  


Reklamcılar Türkçeyi Çin'de "tiy teber" (!) bıraktı Yazdır E-mail
Bu sayfada iki hafta önce TV reklamlarındaki dil yanlışlarına değinmiş, RTÜK'ün konuya ilişkin görevini yerine getirmediğini vurgulamıştık.
Aradan geçen süre içinde duyarsızlık sürerken, reklamlardaki yanlışların daha da arttığını gözlemledik.

Örneklere buyurun:
- Şarkıcı Nilüfer, Vakıfbank reklamında oynuyor, daha doğrusu şarkı söylüyor. Bu sanatçımız, şarkıdaki 'şefkat' sözcüğünü çok belirgin biçimde 'şevkat' diye yanlış telâffuz ediyor.

MF'nin başarısını gölgeleyen dil gafı

- MFÖ'nün Mazhar ve Fuat'ı, Anadolu Hayat'ın Çin'de çekilen bireysel emeklilik reklamıyla hemen her gün TV ekranlarına geliyorlar. 21 Aralık Pazar günü de Habertürk TV'deki 'İş Dünyası' izlencesinde bu reklamın ne denli başarılı olduğunu, adı geçen iki sanatçımızla Anadolu Hayat yetkilileri birlikte dile getirdiler. Ama bizce başarılarını, reklamda yaptıkları bir dil gafı fena halde gölgeliyor. Fuat, senaryo gereği Çin'de beş parasız kaldıklarını anlatmak için şöyle diyor: "Burada 'tiy teber' kaldık be Mazhar"!.. Oysa 'tiy teber' diye bir söz yok; deyimin doğrusu 'tığ-ı teber, şah-ı merdan kalmak'tır.

Halkı yanıltabilecek bir reklam sloganı

- Yasası birkaç ay önce çıkarıldığı için henüz halk tarafından tüm ayrıntılarıyla bilinmeyen bireysel emeklilik sistemine değinmişken bir noktayı daha önemle vurgulamak istiyoruz. Bir başka bankanın TV'de sık sık yayınlanan reklamında da otuz yaşlarında bir genç, arkadaşlarına "Müjde! Akemekli oldum" diye sesleniyor. Hemen belirtelim ki bu, halkı yanıltabilecek bir reklam sloganı. Ancak 'bireysel emeklilik sistemine üye olduğunu' söyleyebilecekken, 'emekli olduğunu' haykırıyor, genç adam. Çünkü söz konusu sistem, üyenin otuzlu yaşlarda değil, en erken 56 yaşında emekli olabilmesini öngörüyor.

'Hayat'la 'yaşam'ın anlamları farklı mı!

-'Hayat kalitesinden yaşam kaynağına'... Bu da boru üreticisi bir firmanın TV reklamından... Arapça kökenli 'hayat' ve Türkçe 'yaşam' sözcükleri farklı iki kavramı mı anlatıyor ki aynı tümcede böyle kullanılabilsin! (Tıpkı Başbakan Recep Tayyip Erdoğan'ın diline doladığı 'ilgi ve alaka' yinelemesi gibi... Erdoğan'dan söz açmışken, yardımcısı Abdullah Gül'ün Türkçesinin ondan da kötü olduğunu belirtmeden geçemeyeceğiz. Örneğin, herhangi bir yasayla ilgili 'yönetmelik' çıkacaksa, Gül'ün dilinde bunun adı 'yönetmenlik'... 'Kesinlikle' anlamına gelen 'yakinen' sözünü, 'yakından' demekmiş gibi yanlış kullanan yine Gül. İstanbul'daki son 'sinegog' (sinagog) saldırısının, 'organizeli' (organize) bir eylem olduğunu söylemesiyle ise bu konuda kendini bile aştı!)

Çoko-Kerem'e hem 'ulvî' hem de 'yüce' (!) görev

- Çokokrem reklamında, varsıldan alıp yoksula veren minik kahraman 'Çoko-Kerem' tiplemesi çok sevimli. Ancak onunla konuşan kadın, kahramanın işini öğrenince şöyle diyor: "Ne kadar ulvi, ne kadar yüce bir görev"!.. Yukarıdaki 'hayat-yaşam' örneğinde olduğu gibi Arapça 'ulvî' sözcüğü zaten 'yüce' demek. Üstüne üstlük kadın 'ulvî'yi nispet i'sini uzatmadan erkek ismi Ulvi gibi telâffuz ederek yanlışa bir yanlış daha ekliyor.
Başta medyamız olmak üzere türlü kesimler Türkiye'de reklamcılığın dev adımlarla ilerlediğini övünçle dile getiriyorlar. Ama yine tıpkı medya yöneticilerinin çoğunda görüldüğü gibi, yüz binlerce hatta milyonlarca kişiye seslenen kimi reklamcılarımızın, bir sözlüğe ya da yazım kılavuzuna göz atma zahmetine bile katlanmamaları (ya da Türkçe danışmanlarının olmayışı) çok üzücü değil mi!
Yineliyoruz: Haydi RTÜK, görevini savsaklama!

POPSTAR’IN SÜ(R)PRİZLERİ

Kanal D'deki Popstar yarışmasında bir 'sürpriz' sözcüğü furyasıdır gidiyor.
Sunuculardan Osmantan Erkır ile Gamze Özçelik, kurdukları her tümcede bunu kullanıyorlar. Ama her ikisi de 'sürpriz' yerine 'süpriz' diyor. Haldun Dormen de iki sunucu doğru telâffuzu öğrensinler diye olsa gerek sık sık yineleyince, ortalık 'sü(r)priz'den geçilmiyor!

‘GÜN BE GÜN’ DİL YANLIŞI

Perşembenin gelişi çarşambadan belliydi; Hakkı Devrim'in TV izlencesine ad yapıp değiştirmemekte direndiği ucube 'Gün be gün' sözünün kullanımı yaygınlaşıyor.
Habertürk TV'de 21 Aralık günü yerel seçim takvimi, bu başlıkla verildi: Gün Be Gün Seçim
Türkçe 'gün' sözcüğünü, Farsça 'be' ekiyle birlikte kullanırsanız dil yanlışı yapmış olursunuz.
Hele yanlış olduğunu bile bile kullanmayı sürdürürseniz, giderek yalancı çobanın durumuna düşmekle kalmaz, tüm köye zarar vermeye başlarsınız.

< Önceki   Sonraki >