ANA SAYFA
TÜM YAZILAR
ARAMA
LİNKLER
İRTİBAT


Güncel Örneklerle Medyada Dil Yanlışları

Kerim Evren'in "Güncel Örneklerle Medyada Dil Yanlışları" adlı kıtabı piyasada!

AYRINTILAR VE SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN!




Hızlı Arama


Anket
"Her biri" ayrı yazılır!
  


"Yaşasın Hayat" Türkçeye fatiha! Yazdır E-mail
TV kanallarında tam bir dizi film furyası yaşanıyor.

Bu arada her kanalın dizisinde kendi gazetesi bol bol ekrana getiriliyor.

Örneğin, Show TV’deki "Tatlı Hayat" adlı güldürü dizisinde de doğal olarak Akşam Gazetesi oyuncuların elinden düşmüyor.

Çok olumlu bir uygulama bu.

Çünkü kanallar böylece kardeş yayınların gizli - açık reklamını yaparken, toplumda gazete okuma alışkanlığına da katkıda bulunmuş oluyorlar.
Ancak "Tatlı Hayat"ın 22 Nisan gecesi ekrana gelen bölümünde çok garip bir durum yaşandı. Hizmetçi Menekşe’nin (Asuman Dabak), rol gereği hastanede yatarken bir ara Akşam’ı eline almasıyla yanındaki komodine fırlatması bir oldu. Menekşe, tepkili bir ses tonuyla şöyle dedi:

"- Bunlarda da bir şey yok ki"!..

Diziyi hazırlayanların bir hizmetçiye söylettikleri bu sözlerle kendi kanallarına bağlı Akşam’ı mı ‘boş’ bulduklarını, yoksa genelde gazetelerimizin halkın gözüyle ‘boş’ olduğunu mu ifade etmek istediklerini anlayamadık.

Dil gönüllüsünü yaşlandıracak tümce

En iyi eleştiri, özeleştiridir. 

Biz de bu köşede sık sık Hürriyet Gazetesi’ndeki dil yanlışlarından söz ediyoruz. Eski çalışanı ve hâlâ sadık bir okuru olduğumuz Hürriyet, uzun yıllar izlediği "doğru ve güzel Türkçe" yolundan ne yazık ki çoktan saptı.

İşte, iddiamızın en yeni kanıtları:

Prof. Dr. Osman Müftüoğlu, 13 Nisan 2004 tarihli Hürriyet’in ‘Yaşasın Hayat’ sayfasında yazıyor:

"Yaşlanmak ama ihtiyarlamak istemiyorsanız, sadece dinç ve genç kalmayı değil, bilge bir yaşlı olmaya çalışmalısınız".

Türkçe konusunda duyarlı insanı birden çökertip yaşlandıracak bir tümce bu! 

Bakın, hangi nedenlerle:

1- Arapça kökenli ‘ihtiyarlamak’ eyleminin, Türk Dil Kurumu’nun Türkçe Sözlük’ündeki karşılığı: ‘yaşı ilerlemek, yaşlanmak, kocamak’... Yani ‘ihtiyarlamak’ ve ‘yaşlanmak’, birbiriyle eş anlamlı.

2- Yukarıdaki tümceciklerden ilkinde ‘olumlu eylem eksiği’ var. ‘Yaşlanmak ama ihtiyarlamak istemiyorsanız’ denilmez. Dilbilgisi açısından tümceciğin doğrusu: ‘yaşlanmak (istiyorsanız) ama ihtiyarlamak istemiyorsanız’... Fakat böyle denilince de ciddi bir mantık hatası ortaya çıkıyor. Öyle ya, kim yaşlanmak ister! Sayın Profesör’ün asıl meramının, sözcük oyunu yaparak ‘yaşınız ilerleyince de ihtiyarlamak istemiyorsanız...’ demek olduğunu anlıyoruz ama bu arada Türkçe kuralları yerle bir edilmiş!

3- Tümcedeki ‘istemiyorsanız’ eylemi, ‘çalışmalısınız’ yüklemiyle uyumlu: ‘... istemiyorsanız... bilge bir yaşlı olmaya çalışmalısınız’. Ama arada ‘kalmayı’ diye bir nesne var ki tümceyi bir kez daha allak bullak ediyor: ‘...dinç ve genç kalmayı... çalışmalısınız". Burada da ‘kalmayı’ değil, ‘kalmaya’ denilmesi gerekiyor.

Yabancı sözcüğe Türkçe ek konulmaz

Fatih Altaylı, 7 Nisan 2004 tarihli ‘Teke Tek’ köşesinde şöyle diyor:

"Galatasaraylı bir kardeşim mailinde bakın ne yazmış"...

İngilizce ‘posta’ anlamındaki ‘mail’ sözcüğüne doğrudan Türkçe ek konulması yanlış. Yabancı bir sözcüğe Türkçe ek konulacaksa, mutlaka ayırma imi (apostrof) kullanılmalı: ‘mail’inde... Ayrıca dilimizde Arapça ‘meyil’den türetilen ve ‘eğilimi olan, eğik, tutkun’ gibi anlamları olan bir ‘mail’ sözcüğü var. (Eskilerin kullandığı ‘seçim sath-ı maili’ örneği... ) Yukarıdakine benzer ‘mailleşme, chatleşme’ (!) gibi diğer ucube türetmelere de sık rastlanıyor.

Bu konudaki notlarımız arasında 22 Ocak 2004 tarihli Hürriyet’te yer alan bir başlık da var: "Antalyalı bir karı-koca, geçen yıl liposuctionla (vakum) yağlarını aldırınca ölen kızlarının mezarını rengarenk ışıklarla süsledi". Burada da yine yabancı bir sözcüğe Türkçe ‘ile’ edatı eklenirken ayırma imi konulmamış. Doğrusu; ‘liposuction’la olacak. Ayrıca ‘rengarenk’ sözcüğünde de ‘a’ harfine düzeltme imi ‘^’ konulması gerekirdi: ‘Rengârenk’... 

Teyzem muhtar oldu amcam editör!

4 Nisan 2004 tarihli Hürriyet’in eki Kelebek’te Oğuz Aral’ın köşe yazısının başlığı:

"Teyzem muhtar oldu üstelik 30 yıldır"

Bizim bildiğimiz Oğuz Aral, böyle başlık atmaz. Gerçek bir Türkçe ustası da olan karikatürcümüzün yazısının başlığı, olsa olsa sayfayı hazırlayan editörün elinden çıkmıştır. Başlıktaki iki tümceciğin ortak yüklemi ‘oldu’, ikinci tümceciğe uymuyor; ‘Teyzem muhtar oldu, üstelik 30 yıldır muhtar oldu’ gibi garip bir ifade. Bizce doğrusu, ‘Teyzem muhtar oldu, üstelik 30 yıldır muhtar’ ya da muhtar sözcüğünü yinelememek için ‘Teyzem muhtar oldu, üstelik 7. kez seçildi’ (muhtarlık seçimi beş yılda bir yapıldığına göre) olmalı.

7 Nisan 2004 tarihli Kelebek’in TV sayfasında da bir film tanıtılıyordu. Filmin adına dikkat:

"Bende Özledim"

‘Bende’ bilindiği gibi ‘köle’ demek. Oysa filmin ‘köle özlemek’le uzaktan yakından ilgisi yok. Yalnızca ‘dahi’ anlamındaki ‘de’, ‘da’ bağlacının ayrı yazılması gerektiğini bilmeyen bir sayfa editörü tarafından kaleme alınmış, ‘Ben de Özledim’ filminin duyurusu... 

Turpun büyüğü heybede

Bu konuda iki başlık örneği de Hürriyet’in 6 Ocak 2004 tarihli ‘Sigortalı Yaşam’ ekinden: 

1- "Artık bizimde ikinci emeklilik şansımız var"

2- "Cumhuriyet ile birlikte poliçelerde Türkçeleşti"

Yukarıdaki başlıklarda ‘bizimde’ ve ‘poliçelerde’ diye geçen iki ifadenin doğrusu ‘bizim de’ ve ‘poliçeler de’ olacak.

(Hürriyet’in dikkatli okurlarının ‘Bunlar da bir şey mi?’ dediklerini duyar gibi oluyorum. Çünkü başyazar Oktay Ekşi’nin, 25 Aralık 2003 tarihli gazetedeki başyazısının hem birinci hem de devam sayfasındaki başlığında aynı vahim yanlışlık yapıldı: "Hadi efendim sende"! Üstelik bu hata ertesi gün ne düzeltildi ne de okurdan özür dilendi. 

Kelebek’ten söz açmışken, 8 Nisan 2004 günü bu ekte yayımlanan dansöz Tanyeli röportajından bir tümce aktaralım:

"-Baba tarafım çok mutahasıp olduğu için o dönemler benim başım kapalıydı".

‘Tutucu, bağnaz’ anlamındaki ‘mutaassıp’ sözcüğünü buradaki haliyle (mutahasıp) tanımakta çok güçlük çektik!

Bu da aynı günkü Hürriyet’in turizm eki ‘Magic Touch’tan bir başlık:

"Saksafonun prensi (Andrew Young) Türkiye’de"

Başlıkta ‘saksafon’ diye geçen sözcüğün doğrusu, ‘saksofon’dur (Fr. saxophone).

TV’Yİ TÜRÜTTÜN MÜ!

Show TV’nin 12 Nisan 2004 günkü ana haber bülteninde, türkücü İsmail Türüt’ün Çoruh Nehri’ndeki ‘rafting’ serüveni anlatılıyordu:

"Türüt’ün rafting macerası kısa sürdü ve 100 metre sonra bottan indi". Yukarıdaki iki tümceciği ayrı ayrı yazarsak;

1- Türüt’ün rafting macerası kısa sürdü.

2- Türüt’ün rafting macerası 100 metre sonra bottan indi.

Her iki tümcecik için kullanılan ortak özne "Türüt’ün rafting macerası", ikinci tümceciğe uymuyor. İkinci tümceciğe ayrı özne gerekiyor.

Tümcenin doğrusu:

"Türüt’ün rafting macerası kısa sürdü ve türkücü 100 metre sonra bottan indi".

‘BU NE SULU HERİF YAHU’!

İsmail Türüt’ten söz edince, TV’de canlı yayının kimi zaman nasıl canlı bombaya dönüştüğünü anımsadık. 

Karadenizli türkücü, TGRT’de bir izlence sunuyor. Canlı yayında 25 Nisan Pazar gecesi Türüt’ün konuğu Yıldız Tilbe’ydi. Türkücü, içten davranayım derken ölçüyü kaçırıp Tilbe’nin birkaç kez beline sarılınca, sözünü sakınmayan şarkıcı patladı:

"- Ay bu ne sulu herif yahu! Biraz kolun bacağın dursun ayol"!..

Yayın apar topar kesilerek reklamlara geçildi. 

Yeniden izlenceye dönüldüğünde neyse ki durumun tatlıya bağlanmış olduğunu gördük. Bu arada sudan çıkmış hamsi balığına dönen İsmail Türüt’ün gereken dersi aldığını umarız.

DÜZELTME

Geçen haftaki yazımızda, ‘iki nokta üst üste’ ( : ) iminin medyada çok yaygın biçimde yanlış kullanıldığını yazmıştık. Ancak bu imin doğru kullanımına ilişkin verdiğimiz örneklerden ikincisinin sonuna koyduğumuz üç nokta (...), gazetemizde tek nokta (.) olarak çıktı. O yüzden söz konusu iki örneği yineliyoruz:

1- İki nokta üst üste iminden sonra gelen bölüm ‘kesinlik bildiriyor ve anlamlı bir tümce değeri taşıyorsa’ büyük harfle başlar. Örnek: FB Başkanı iddialı konuştu: Şampiyon biz olacağız.

2- Söz konusu imden sonraki ifade ‘kesinlik bildirmeyip anlamlı bir tümce değeri taşımıyorsa’ küçük harfle başlar ve tümce bitmediği için sona üç nokta konulur. Örnek: Başbakan Erdoğan’ın gezisindeki olası mesajları: enflasyon, yerel yönetim reformu, imam hatipler...

< Önceki   Sonraki >