| "Geçtiğimiz hafta" denmez... Zaman geçilmez, geçer |
|
|
|
Gençler arasında çok yaygın bir dil yanlışına, genç sinema oyuncusu Nejat İşler de düştü. İşler, NTV’de 3 Nisan 2004 günü ‘Lifestyle Sinema’ adlı izlencenin konuğuydu. Sunucu-oyuncu Tuba Ünsal’ın bir sorusunu yanıtlarken şöyle dedi: "Yönetmen …’le çalışmak isterdim". Bu tümcenin anlamı şudur: Yönetmen …’le eskiden çalışmak isterdim ama artık çalışmak istemiyorum… Aynı yanlışa telefon konuşmalarında da sık sık düşüldüğüne tanık oluyoruz: ‘Ahmet Bey’le görüşmek isterdim’. Doğrusu, eylemin elbette "di’li geçmiş zaman"ı değil, "şimdiki zaman" çekimi, yani ‘istiyorum’ olacak. İşte, yine çok yaygın bir başka Türkçe yanlışı: Fenerbahçeli eski futbolcu Şenol, 3 Nisan 2004 günü FB-Akçaabat Sebatspor futbol maçı öncesi CNN Türk ekranında konuşuyor: "- Geçtiğimiz haftaki Fenerbahçe’ye bakıp bu haftayı değerlendirmemeliyiz". ‘Geçtiğimiz hafta’, ‘geçtiğimiz ay’ gibi tanımlamalar yanlıştır. Çünkü zaman geçilmez, geçer. (Bk. Sıddık Akbayır, "Dil ve Diksiyon – Yazılı ve Sözlü Anlatım Bozuklukları", Akçağ Yayınları, 2. Basım, 2003, Ankara) Sunucumuz bina okur,döner döner gene okur Ekmeğini ayağıyla kazanan bir kişinin (futbolcunun) dil yanlışı yapması hoş görülebilir. Ama ya ‘ekmeğini diliyle ve kalemiyle kazanan’ kimilerine ne demeli! Geçen yıl ‘Passaparola’ adlı ‘bilgi yarışması’nı Star TV’de sunan Metin Uca’yı başarılı buluyorduk. Ancak yarışmayı izledikçe, Sayın Uca’nın pek çok sözcüğü yanlış telâffuz ettiğinin ayırdına varmıştık. Örneğin, Sayın Uca, 17 Nisan 2003 gece ekrana gelen yarışmada ‘aktris’ (Fr. actrice) sözcüğünü, birkaç kez üstüne basa basa ‘aktrist’ diye telâffuz etmişti. Biz de bu köşede kendisini eleştirmiştik. Metin Uca, şimdi aynı yarışmayı Show TV’de sunuyor. Yaklaşık bir yıl sonra 23 Mart 2004’te yine aynı ‘talihsizliğe’ (!) düştü. Tanınmış oyuncu Bo Derek sorulurken, ekrana yine ‘aktrist’ diye yanlış yazılan sözcüğü, yine üstüne basa basa aynen okudu. Bir yıl içinde bir arpa boyu yol alamamak diye buna mı denir! Bitmedi; aynı gece ‘Passaparola’nın sorularından biri, ekrana şöyle yazıldı: "-Bir vejeteryanlık türü’… Metin Uca, sorudaki dil yanlışını düzeltmediği gibi; vurgulayarak sürdürdü: ‘vejeteryanlık’… Sözcüğün doğrusu elbette ‘vejetaryenlik’tir. Bizim sunucu bina okur, döner döner gene okur. Deniz Baykal’a TV’de ‘nüans farkı’ (!) sorusu Gazeteci Fehmi Koru da 3 Nisan 2004 Pazar günü Kanal 7’deki ‘Ters Köşe’ adlı izlencede CHP Genel Başkanı Deniz Baykal’a soruyor: "- Kıbrıs konusunda hükümetle aranızda bir nüans farkı mı var"? Bu soruyla Sayın Koru’nun kendisi Türkçede ‘ters köşe’ye mi düşmüş oluyor! Çünkü ‘nüans’ (Fr. nuance) zaten ‘küçük fark’ demektir, dolayısıyla ‘nüans farkı’ diye bir tamlama olmaz. 2 Nisan 2004 günü ise NTV’deki ‘Ekodiyalog’ adlı izlencenin duyurusunda Sayın Deniz Gökçe, şunları söylüyordu: "- Ege (Cansen), Asaf (Savaş Akad)’ın yüksek getirisini sübvanse ediyor". ‘(Parasal olarak) desteklemek’ anlamındaki eylemin doğrusu ‘sübvansiyone etmek’tir. (Fr. subventionner) Hangi ülke halkının çoğunluğu ‘Nazitrak’ (!) Tanınmış şair Özdemir İnce’nin, Hürriyet Gazetesi’ndeki 16 Mart 2004 tarihli köşe yazısından: "İnsanların büyük çoğunluğunun ‘Nazitrak’ olduğu ülke"... Sayın İnce’nin ‘Nazi’ sözcüğüne ‘işlek ek’ ekleyerek oluşturduğu ‘Nazitrak’ benzerlik sıfatı, yanlıştır. Çünkü söz konusu ek, ‘i-mtırak’ biçiminde ulanır; sözcüğün sonu ünlüyse ‘mtırak’ olur, ünsüzse sözcükle ek arasına, ünlüler uyumuna göre ‘ı, i, u, ü’ yapıştırıcı ünlüsü girer. Acımtırak, ekşimtırak, yeşilimtırak benzerlik sıfatları gibi, buradaki doğru sözcük ‘Nazimtırak’tır. (Bk. - Haydar Ediskun, "Türk Dilbilgisi", sayfa: 148, Remzi Kitabevi, 7. Basım, 1999, İstanbul) Yine Hürriyet’in 24 Mart 2004 tarihli sayısından bir haber başlığı: "- Yılan adam’ı kobra yılanı sokup öldürdü" Bu tümcedeyse bir değil, iki yanlış var: 1- ‘Kobra’ zaten bir yılan türü olduğuna göre, ‘kobra yılanı’ demek, gereksiz sözcük kullanmaktır. 2- Yılan sokmaz, ısırır. Öldürücü olan, kimi yılan türlerinin dişlerindeki zehirli salgıdır. ‘KOYUN’LU İKİ DEYİM YANLIŞI ATV’de 25 Mart 2004 günü ana haber bülteninin sonunda Salih Memecan’ın ‘Bizimcity’sini izliyoruz. Bölümün adı: ‘Bulmaca’. Tayyip Erdoğan ile Abdullah Gül, yüzerek ulaştıkları Kıbrıs adasının sivri ucuna tutunuyorlar. Ekrana şu soru yazılıyor: ‘Ne yaptılar’? Ardından da sorunun yanıtı veriliyor: ‘Yüzüp yüzüp kuyruğuna geldiler’. Çok vahim bir dil yanlışı bu. Çünkü yukarıdaki deyimde geçen ‘yüzmek’ fiilinin, aslında suyla, kulaç atmakla uzaktan yakından ilgisi yok. Buradaki ‘yüzmek’; koyunun ya da bir başka hayvanın derisinin yüzülmesi, başından aşağıya doğru gövdesinden sıyrılıp kuyruğuna gelinmesi demek. ‘Herhangi bir işte harcanan çabalarla başarılı sonuca çok yaklaşıldığını’ anlatan bir deyim. 27 Mart günkü Hürriyet’te de Ayşe Karasu, Karaman’da seçim hazırlıklarını yansıtan yazısının bir yerinde şöyle diyordu: "- Zamanında Karamanoğlu Mehmet Bey, Fatih’i koyun postlarına gizlenerek yendiği için ‘Karaman’ın koyunu, sonra çıkar oyunu’ lafı yerleşmiş". Sayın Karasu’nun aktardığı bilgide, birden fazla yanlışlık var. Öncelikle deyimde geçen tamlama, "Karaman’ın koyunu" değil, "Karaman’ın koynu". Yani deyimdeki ‘koyun’ sözcüğü, bildiğimiz küçükbaş hayvan değil, ‘insanın göğsüyle giysisi arasına verilen ad’. İkincisi, deyim, Fatih Sultan Mehmet döneminden önceye giden bir öyküye dayanıyor. Bir süre önce bu köşede yazmıştık, yineleyelim: Karamanoğlu Mehmet Bey, 1415 yılında Osmanlı topraklarına yaptığı bir akın sırasında yakalanarak Mehmet I’in önüne çıkarılır. Kendisinden bir daha saldırmayacağına dair ant içmesi istenir. Karaman Beyi, bunu kabul eder görünüp bir hileye başvurur. Yemin törenine gelirken, koynuna bir güvercin gizler. Törende de elini, koynunda sakladığı güvercinin üstüne koyarak, ‘Bu can bu tende durdukça Osmanlı ülkesine saldırmam’ diye ant içer. Törenden hemen sonra ise koynundaki güvercini azat edip uçurarak andını bozar. Böylece içyüzü sonradan ortaya çıkan kişi ve durumlar için şu deyim halk arasında yaygınlaşır: "Karaman’ın koynu, sonra çıkar oyunu..." (Deyim, Türk Dil Kurumu (TDK)’nun hatalarla dolu 1988 basımı Türkçe Sözlük’ünde de ‘koyunu’ diye yanlış yer alıyor.) |
| < Önceki | Sonraki > |
|---|
