Baş ‘Dil’le Tartılır -3

Türkçeye, Batı ya da Doğu dillerinden girmiş sözcüklerin sesletim ve yazımı, baş belamız!

Örneğin, içinde dört ünlü harfin yan yana gelip ‘ses baskısı’ yaptığı, Batı kökenli bir sözcük:

“Gangster”

Bilindiği gibi, yasa dışı işler çeviren azılı haydut, demek.

Fatih Portakal’ın ‘etkileşimli’ (interaktif) sunumu hoşumuza gittiği için ana haber bültenlerini genellikle Foks TV’den izliyoruz. Portakal, 27 Eylül günkü bülteni sunarken “gangster”i, dört ünsüz harfinin ortasına bir ünlü (e) sıkıştırarak seslendirmez mi:

“Gangester”!

EKİP KADROSU (!)

Kimi zaman, ‘eş anlamlı’ iki yabancı sözcükten, tamlama bile üretebiliyoruz! 27 Eylül günkü Cumhuriyet’in kültür sayfasındaki manşetin giriş tümcesinde olduğu gibi:

“Sadık Şendil’in kaleme aldığı ‘7 Kocalı Hürmüz’ müzikali Müjdat Gezen’in yorumu ve 80 kişilik ekip kadrosuyla ekim ayı sonunda yeniden seyirciyle buluşacak.”

“Ekip” sözcüğü Fransızca (équipe), “kadro” da İtalyanca (quadro) eş anlamlı; bir işte görev alan kişiler, takım’ demek.

Yani “ekip kadrosu”, doğru bir tamlama değil.

Ayrıca müzikalin adı da rakam yerine, yazıyla yazılmalı bizce; “Yedi Kocalı Hürmüz”. Tıpkı, “Üç Silahşorlar” [Aleksandre Dumas (père)], “Beş Şehir” (A. H. Tanpınar) gibi…

ROMEN – RUMEN

Bu da ertesi günkü Cumhuriyet’ten bir haber:

“Şair ve gazetemiz yazarı Ataol Behramoğlu’na, Romen şair Mihai Eminescu’nun adını taşıyan uluslararası akademiye onur üyeliği verildi.”

Değerli aydın Behramoğlu’nun böylesine onurlandırılmasından kıvanç duyduk. Ama, gazetenin hem baş hem de yine kültür sayfasında verilen bu haberdeki “Romen” sözcüğü; “Eski Romalı” ya da “Roma’ya ait” demek. Biz Türkler, Romanyalılara “Rumen” diyoruz ki şair Eminescu da bir “Rumen”.

Kimi okurlarımız, hukuk tarihinin belki de en trajikomik davasında dört mensubu (Akın Atalay, Murat Sabuncu, Ahmet Şık, Emre İper) tutuklu bulunan Cumhuriyet’teki dil yanlışlarını konu etmemizi yadırgayabilirler. Ama, Türkçe özensizliğinin mazereti olamaz. Hele, Cumhuriyet gibi Türkiye’nin en köklü ve saygın gazetesi söz konusuysa…

Medyamızdaki dil yanlışlarına dikkat çekmeyi sürdüreceğiz.

SANAT KORKUSU

Önümüzdeki 21 – 27 Ekim günleri arasında, 54. Antalya Altın Portakal Film Şenliği yapılacak. Şenliğin 1964 yılından beri düzenlenen ‘ulusal yarışma’ bölümü kaldırılmış. Duyunca içimiz cız etti. Kültür / sanat yaşamımızda çok önemli yeri vardı. Her şeyden önce, yerli film üretimi için özendiriciydi. İstanbul Beyoğlu Sineması’nda yapılması tasarlanan alternatif ulusal yarışma ile, aynı havanın yakalanması olanaksız gibi.

Sanatın her dalına karşı zaten hep ‘limonî’ olanlar, halkımızın, öz filmlerimizle ve yüreği ‘yedinci sanat’ aşkıyla çarpan bir avuç beyazperde emekçisiyle kucaklaşmasından niçin korkarlar ki?

“Tanrı yaratıp dünyaya gönderir; insanı insan yapan sanattır.” diyen ne güzel söylemiş.

GRAM GRAM ‘EPİGRAM’

Kimin eli kimin cebinde / Belli değilse de ülkede / Devletin iki elinin / Yeri belli hiç değilse: / Batakçı ekonomi avucu / Dar gelirlinin cebinde / Dinci siyaset pençesi / Medyanın ümüğünde!