‘Atlı Süvari’nin Dönüşü!

Medya, ‘doğru ve güzel Türkçe’ açısından, bizim gazeteciliğe başladığımız 1970’li yıllara oranla çok kan kaybetti.

O yıllarda bir muhabir, yazdığı haber metninde örneğin, eş anlamlı iki sözcüğü aynı tümce içinde kullanmışsa meslek büyüklerimiz şu tekerlemeyi söyleyerek kendisiyle en azından dalga geçerlerdi:

“Babıâli yüksek kapısından mürur edip geçerken yek bir atlı süvariye rastgele tesadüf ettim.”

Bilindiği gibi “Babıâli” zaten ‘yüksek kapı’ demek; “mürur etmek” ile “geçmek”, “yek” ile “bir”, “atlı” ile “süvari”, “rast gelmek” ile “tesadüf etmek” de eş anlamlı.

KARA MİZAH GİBİ

Haber bültenlerini genellikle Halk TV’den ve Foks TV’den izleriz.

Halk TV’de 5 Nisan 2018 gecesi “Gün Sonu”nu izlerken gülsek mi üzülsek mi bilemedik. Rusya Devlet Başkanı’nın Türkiye ziyareti haberi verilirken vtr’deki ses, şöyle diyordu:

“… Cumhurbaşkanı (Erdoğan), Putin’i ‘atlı süvariler’ eşliğinde karşıladı.”

Yarım yüzyıl önce alay konusu olan kıdemsiz habercilerin bir dil yanlışı, 2018 yılı medyasında bir kara mizah şakası gibi karşımıza çıkıvermişti!

23 Mart 2018 akşamı da Foks TV’nin ana haber bülteninde can sıkıcı bir Türkçe yanlışına tanık olduk. Genelkurmay Başkanı Orgeneral Akar, 15 Temmuz darbe girişimi sırasında Genelkurmay’daki eylemlerle ilgili ‘çatı’ davasında, ‘katılan’ sıfatıyla ifade vermişti. Akar’ın ifadesinden bir bölüm, ekrana şöyle yazıldı:

“… Mahiyetimde FETÖ’cü olduğu bilinerek herhangi bir personel istihdam edilmemiştir.”

Arapça kökenli “mahiyet”in ‘nitelik, öz, esas’ gibi anlamları var ki Akar’ın ifadesiyle uzaktan yakından ilgisi yok!

Buradaki doğru sözcük; üst görevlinin yanında bulunan kimseler, demek olan yine Arapça kökenli “maiyet”.

“MAHİL” DE NE?

Halk TV, 20 Mart 2018 günü, SP Genel Başkanı Karamollaoğlu’nun sözlerini ekrana şöyle aktardı:

“Türkiye, herhangi bir ‘seçim sathı mahilinin‘ içinde…”

Türkçede; “mail” (eğilimi olan, eğimli), “meyil” (eğim), “temayül” (meyletme, yönseme), “mehil” (ek süre), “mahal” (yer)… var ama “mahil” yok!

Tabii ki Halk TVcilerin kullanmaları gereken sözcük “mail”; doğru tamlama da “seçim sathı maili” (seçim eğimli düzeyi); kaçınılmaz olarak seçime gidileceğini anlatan bir deyim.

BU NASIL REKLAM!

Son yıllarda bir de “Türkilizce” (!) diyebileceğimiz garip bir dil üretildi! İşte, haftalardır Tv’lerde yayımlanan bir reklam filminin sloganı:

“Şimdi konut almanın ‘time’ yeri, ‘time’ zamanı…”

Reklamı yapılan toplu konutların adı İngilizce “Time” (taym) bilindiği gibi ‘zaman’ demek. Reklamcı arkadaş; Türkçe “tam” çağrışımı yapan İngilizce “time” sözcüğü ile; “zaman yeri”, “zaman zamanı” anlamlarında (!) iki ad tamlaması birden üretebilmiş!

‘Yerli ve millî’ olan her şeyimizi sözde pamuklara sardığımız (gerçekte ise haraç mezat sattığımız) bu günlerde, ana dilimizi böylesine eğip bükenlere birilerinin, örneğin hiç değilse şu Reklam Özdenetim Kurulunun dur demesi gerekmiyor mu!

Elbette, medya olarak da öncelikle iğneyi kendimize batırmamız

GRAM GRAM ‘EPİGRAM’

Ben sana aday olamazsın demedim / Adam olamazsın dedim!