ANA SAYFA
TÜM YAZILAR
ARAMA
LİNKLER
İRTİBAT


Güncel Örneklerle Medyada Dil Yanlışları

Kerim Evren'in "Güncel Örneklerle Medyada Dil Yanlışları" adlı kıtabı piyasada!

AYRINTILAR VE SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN!




Hızlı Arama


Anket
"Her biri" ayrı yazılır!
  


Sıcak yaz gecelerini serinleten (!) filmler Yazdır E-mail
CNBC-e’de 9 Haziran 2005 gecesi, Oliver Stone’un 1986 yapımı dört Oscar ödüllü “Müfreze” filmi İngilizce yayımlandı. Ekrandaki Türkçe altyazılara bakılırsa Vietnam işgalcisi ABD’li askerlerin aklı fikri bir an önce “teskere” (!) almaktaydı.
Ve, trajikomik bir durum; filmde bu altyazılar sürüp giderken “teskere”lerin biri gidip öbürü gelmeye başladı. Ateş altında yaralanan Coniler, “teskere”lere yatırılıp cankurtaran helikopterlere taşınıyorlardı.
(Aynı yanlış, “O Şimdi Asker” adlı popüler müzik parçasının klibinde de yineleniyor. Klipte, askerleri “potansiyel müşteri” olarak gördüğü anlaşılan şuh kadın şarkıcının giydiği “kamuflaj desenli” terliklerin üzerinde şunlar yazıyor: “Gel Teskere”)
Teskere, sedye demek. Askerlik görevinin bittiğini belirtir belgeye ise tezkere denir. Tezkere ayrıca küçük not ya da bir işin yapılması için resmi izin kâğıdı anlamlarına da gelir.

CANAVAR BABANIN DERDİ

30 Temmuz’da da TRT-2’de, Graham Green’in romanından Philip Noyce tarafından uyarlanan “Sessiz Amerikalı” filmi, İngilizce oynatıldı. Bir sahnede, ABD istihbarat görevlisi genç doktorun (Brendan Fraser), İngiliz gazeteciye (Michael Caine) söyledikleri, Türkçeye şöyle çevrildi:
“Sizi taktir ediyorum”.

Beğenme, beğenip belirtme, değer verme anlamındaki sözcük takdirdir.
Altyazıdaki Arapça kökenli taktir ise damıtma demek.

Aynı filmden bir başka replik:
İngiliz gazetecinin masasına gelen bir kişi, çocuğunun ağır hasta olduğunu belirtip -altyazılara göre- şöyle diyor:
“-Sakat kalması umurumda değil. Onun ölmesini istemiyorum”.
Bu replik bize, üniversitelerde şiddetin kol gezdiği 1970’lerde rahmetli Oğuz Aral’ın efsanevi dergisi Gırgır’daki şu başlığı anımsattı:“Öz oğlunu üniversiteye yazdırdı. Canavar baba.” Çocuğunun sakat kalması, hangi babanın umurunda olmaz ki! Filmdeki adam, herhalde şöyle demek istiyor:
“-Çocuğumun sakat kalmasına katlanabilirim, yeter ki ölmesin”.

“EN AZ BİR ÖLÜ KADAR ÖLÜSÜN”

Yine TRT-2’de 20 Ağustos gecesi, Christopher Nolan’ın “Akıl Defteri” filmi İngilizce oynatıldı. Belleğini yitiren Shelby’nin (Guy Pearce) bir repliğinin sözde Türkçesi ekrana en az iki kez şöyle yazıldı:
“-San Franciscoluyum”.
İlgi sıfatı eki ‘-li’, Türkçe ya da Türkçeleşmiş olan adlara bitişik yazılır: Sıvaslı, İstanbullu, Londralı, Venezüellalı vb. Ancak özgün haliyle yazılan yabancı bir sözcüğe eklenirken mutlaka sözcükle ekin arasına ‘kesme imi’ konulur: San Francisco’lu, Washington’lu, Los Angeles’lı vb.
TV8’de de 15 Ağustos gecesi, Jonathan Sanger’ın “Kod Adı: Zümrüt” filmi yayımlandı. İkinci Dünya Savaşı yıllarında geçen filmde, Normandiya Çıkarması’ndan hiç abartmasız belki elli kez şöyle söz edildi:
“Çıkartma.”

Oysa, bu sözcüğün genç kuşaklara yanlış belletilmesi için “kırk kez söylenmesi” yeterli olurdu!
Çıkartma diye, nesnelerin üzerine yapıştırılıp çıkartılabilen etiket türü resimli, yazılı kağıtlara denir.
Filmdeki doğru sözcük ise elbette çıkarma olacak.
Yine CNBC-e’de 18 Ağustos gecesi Michael Bay’in “Armageddon” filmi ekrana getirildi. Filmin kahramanı Harry Stamper’dan (Bruce Willis) bir replik:
“- Eğer çalıştığın adamlara güvenmiyorsan en az bir ölü kadar ölüsündür”.
Ölür müsün, öldürür müsün!

BİR KUTLAMA, ÜÇ KINAMA

CNBC-e’nin hep hatalarını öne çıkaracak değiliz ya... bu kanalın yetkililerini kutluyoruz da. Şu nedenle:
CNBC-e’de 19 Temmuz gecesi Carl Reiner’ın “Ölüler Ekose Giymez” filminde Steve Martin’den sevimli bir replik:
“Dudaklarım rögar kapağı gibi olmuştu”.
Oysa, devlet kanalı dahil, pek çok TV’de, rögar sözcüğü hâlâ yanlış yazılıp yanlış söyleniyor. İşte, son örnekler:
4 Temmuz’da TRT-2’nin saat 12.00 haberlerinden biri:
“Pendik sahil yolunu, logar kapakları tıkandığı için su bastı”.
Aynı gün atv’nin ana haber bültenindeki bir vtr’den:
“Logar”...
Ertesi gün Kanal D’nin ana haber bültenindeki bir vtr’den:
“Alibeyköy’de yağmur sularını logarlara göndermek isteyen esnaf seferber oldu”.
Kim bilir kaçıncı kez anımsatıyoruz:
Çoğunlukla kent içindeki yollarda, kanalizasyon ve su şebekesinin kontrol edilebilmesi için açılıp üzeri metal kapakla kapanmış noktalar vardır. Bu noktaların adı rögardır. Sözcük, Fransızca “bakış” anlamındaki “regard”dan (rögar okunur) gelir.
Bilmemek değil, bunca zamandır ısrarla vurgulandığı halde hâlâ “burnunun gölgesinde kalan” doğruları görüp öğrenmemek ayıp!

(25/08/2005)
< Önceki   Sonraki >