ANA SAYFA
TÜM YAZILAR
ARAMA
LİNKLER
İRTİBAT


Güncel Örneklerle Medyada Dil Yanlışları

Kerim Evren'in "Güncel Örneklerle Medyada Dil Yanlışları" adlı kıtabı piyasada!

AYRINTILAR VE SATIN ALMAK İÇİN TIKLAYIN!




Hızlı Arama


Anket
"Her biri" ayrı yazılır!
  


Medyada "de" bunalımı Yazdır E-mail
Ünlü bir karikatürcü, en çok satan gazetelerimizden birinin hem birinci sayfasında hem de pazar ekinde sürekli çiziyor. Ancak, yaptığı ustaca espriler, 
dilbilgisi yanlışları yüzünden insanın tebessümünü yüzünde donduruyor.
Bu mizahçımız, "de"yi nerede ek, nerede bağlaç olarak kullanacağını bilmiyor. Anlaşılan, gazetede kendisini bu konuda yönlendirebilecek bir editör de yok. Örneğin, gazetenin pazar ekinde yer alan karikatürlerinden birinde, çizgi kahramanını şöyle konuşturuyor mizahçımız:
"Ay bu Lucescu’da pek masraflı çıktı be, ... Bey"
28 Kasım 2004 tarihli gazetenin pazar ekinde de kahramanına şöyle bir tümce kurduruyor:
"Amirin sende oradaydın işte! (...) İki kutu biraya gitti ehliyet"
Yukarıdaki iki tümcede de "de" bağlaç olduğu için elbette ayrı yazılacak:
"... Lucescu da..." , "... sen de ..."
Dolayısıyla, birinci tümcede Lucescu ile "da" arasına kesme imi de konulmayacak.

YARIŞMA SORUSU: “SENDEMİ (!) BRÜTÜS”

Ünlü mü ünlü bir şovmenimiz var ki yeni yetişen kuşaklar, onun yüzünden Türkçede "turanj" diye bir renk adı olduğunu sanıyorlar. Hazret, Türkçe "turuncu"yla Fransızca "oranj"ı birleştirip kendi sözcüğünü türetti; "turanj"...
İşte, bu şovmenin, 8 Aralık 2004 akşamı özel bir TV kanalında sunduğu "bilgi" yarışmasında, ekrana yazılan soru:
"Sendemi Brütüs"?Konser vatuvar eğitimi görmüş bir tiyatrocu olmakla övünen şovmen, bu tümceyi düzeltmeden aynen okuyarak bir ayıbı katmerli hale getirdi.
(Bu tür yarışmaları sunan tiyatrocular, ekranda devrilen Türkçe çamlarına ve izleyiciyi çileden çıkaran genel kültür yetersizliklerine karşı, şu ortak bahaneye sığınıyorlar:
"Yarışma soruları bize önceden verilmiyor".
Söz konusu sunuculardan biri, önceki gün özel bir TV kanalındaki havacılıkla ilgili bir izlenceye konuk oldu. Orada yaptığı açıklamaya göre, yarışmada sorduklarının yüzde sekseninin yanıtını biliyormuş. Acaba bizim izlediklerimiz başka yarışmalar mı ki sözüm ona tiyatro kökenli bu kişiler hem genel kültür hem de dilbilgisi bakımından ekranda tel tel dökülüyorlar!
Örneğin, yarışma öncesi ya da ya da yarışma sırasında önüne konulmuş olsun; "Sendemi Brütüs?" diye bir soruyla karşılaşan bilgili bir sunucunun "Hayır, bu yazım (imlâ) yanlış" diyerek hemen müdahale etmesi gerekir.
Eğer, bu ve benzeri abuk sabuk bilgileri, dil yanlışlarını düzeltemeyip milyonlarca izleyiciye aynen aktarıyorsa o, toplumuna model olacak sorumlu bir sanatçı değil, olsa olsa bir papağandır.)

KEMAL TAHİR’DEN BUGÜN DE GEÇERLİ DERS

Tanınmış senarist Ayşe Şasa, gençlik yıllarında "Yaşadığımız Odalar" adlı bir tiyatro oyunu yazmış. Sanatçının, "naif avangart" (çocuksu sanat anlayışının öncüsü) olarak tanımladığı bu oyun, büyük ilgi görmüş. 
Sonra bir gün Kemal Tahir’le tanışmış, Şasa. Ünlü romancı, şu sözleriyle Şasa’ya bir yaşam dersi vermiş:
"Maskaralık yaptığın sürece seni baş tacı ederler ama ciddi bir şey yaparsan kimse ilgilenmez. Yolunu seç".
Çok şükür ki hem medyada hem de sanat dünyasında, rengârenk tüyleriyle gözalıcı papağanların yanında bilgiyi hâlâ en yüce değer olarak gören gençler de var.
Aşağıdaki notumuz, "nesli tükenmemiş" bu gençlere:

EK, BAĞLAÇ VE İLGEÇ KAYGISI DUYANLARA

TV’cilerin, "Sendemi Brütüs?" diye garip bir biçime soktukları tümcede; "sen" zamiriyle "de" bağlacının ve "mi" soru ilgecinin (edat) elbette ayrı ayrı yazılması gerekiyor:
"Sen de mi ..."?
Birçok sözlükte ve yazım kılavuzunda "soru eki" olarak geçen "mi" sözcüğü, aslında ekten çok bir ilgeçtir. Çünkü, kendinden önce gelen sözcüklerden her zaman ayrı yazılır. Doğru örnek: "Geleyim mi"? Bu ilgeç, yalnızca kendinden sonra gelen eklerle birleşir. Doğru örnek: "Gidecek misiniz" (Tezgâhtar arayan birçok mağazanın vitrinindeki şu çağrı sanki aynı elden çıkmış gibi bir dil yanlışını içeriyor: Bizimle çalışırmısınız?) 
"-de"ye gelince; ek olduğu zaman sözcüklere bitişik; bağlaç ya da ilgeç olduğu zamansa sözcüklerden ayrı yazılır.
Adların durumunu bildiren "-de" ekini, bağlaç ve ilgeçle karıştırmamak için başvurulacak yöntemlerden biri şudur:
"-de"yi çıkardığınızda tümce anlamsızlaşıyorsa o "-de" ektir. Dolayısıyla kendinden önceki sözcüğe bitişik yazılmalıdır. Örneğin, "Denizde dalgalar vardı." tümcesi, "-de"yi çıkardığınız zaman anlamsız bir tümceye dönüşür; "Deniz dalgalar vardı".
"... de"yi çıkardığınızda tümce anlamsız bir durum almıyorsa o "de" bağlaç ya da ilgeçtir. Dolayısıyla kendinden önceki sözcükten ayrı yazılmalıdır. Örneğin, "Deniz de dalgalıydı." tümcesi, "de"yi çıkardığınız zaman anlamsız bir tümceye dönüşmez; "Deniz dalgalıydı".
Dilimizi hançerleyen Brütüsçü şovmenlerin dalgasına taş atmak istemeyiz ama şu Türkçede böyle dalgalar da var işte!

(16/12/2004)
< Önceki   Sonraki >