Günlük arşivler: 16 Ağustos 2018

KEMAL SUNAL TERAPİSTİMİZ

“Yeni Roman” akımının öncülerinden Fransız yazar / sinema yönetmeni Alain Robbe – Grillet’nin (1922 – 2008) evinde televizyon yokmuş. Apartman kapıcısı bu duruma inanmakta güçlük çekmiş. Enis Batur’un aktardığı öykünceye (anekdot) göre kapıcı, Grillet’ye sormuş:

– Eee peki siz nasıl televizyon seyrediyorsunuz?..

İleri Batı ülkesi Fransa’da da sıradan insanların Tv izlememek gibi bir seçenekleri yok demek ki!

Ama yine de bu alanda bizim üstünlüğümüzü kabul etseler iyi olur! Tv kanallarımız özellikle yaz dinlencesine girdiğinden beri her gece en az bir kanalda Kemal Sunal filmi oynatılıyor. Ve sinema işletmecisi diliyle “500. zafer gösterimi!” olsa bile bu filmlerin izlenme oranları hep doruklarda!

KÖTÜLÜK MÜ?

Bir kadın gazete yazarı, geçen hafta sosyal medyada Kemal Sunal (1944 – 2000) filmlerini,“Bu ülkeye yapılmış büyük bir kötülük. Bu filmler resmen insanın zekâsına hakaret!”diye nitelendirdi, biliyorsunuz. Ardından, sözlerinin çok tepki çekeceğini öngörerek şunları ekledi:

“Linç için hazırım ama doğrusu bu, beğenmeseniz de…”

Kemal Sunal filmlerinin “ülkeye yapılmış büyük bir kötülük” olduğunu söylemek, bizce çok sert ve haksız bir eleştiri.

Toplumlar, kimi dönemlerden geçerken iç basıncı alabildiğine yükselen bir buhar kazanına benzer. Kazan basıncının normal değerlerde olması, kitlelerin dinamiğidir; toplumu yönetenlere, her kesimden bireylerin istemlerini, eleştirilerini dikkate alma, hakkını hukukunu koruma zorunluluğunu duyumsatır.

Ama, kimi zaman da buhar kazanının supabını biraz gevşetmek kaçınılmaz olur.

KEMAL SUNAL TERAPİSTİMİZ yazısına devam et