Yazım, Kara Yazım -1

Yahya Kemal, toplumca ‘doğru ve güzel Türkçe’ konuşup yazabilmemiz için şu umuda bel bağlamıştı: “İmlamız, lisanımız düzelince lisanımız da kafamız düzelince düzelecek; çünkü, o da ancak onlar kadar bozuktur, fazla değil!” Üstadın tanısının doğruluğuna kuşku yok da umutlarının şimdilik boşa çıktığı bir gerçek. Geldiğimiz noktada, toplumca kafamız çok bozuk. Freedom[…]

Yazının Devamı

'Hak İhlaline Son' Çağrısı

Amerikalı ile Rus, arkadaş olmuşlar. Rus, Moskova metrosunu öve öve bitiremiyormuş. Günün birinde, Amerikalının yolu Moskova’ya düşmüş. İki arkadaş buluşup metro trenine binmişler. On dakika sonra elektrikler kesilmiş. Amerikalı, Rus’a takılmış: – Anlatırken yere göğe sığdıramadığın metronuz bu mu? Alı al, moru mor Rus, savunma çaresizliği içinde ne dese beğenirsiniz:[…]

Yazının Devamı

İki Sevgi İnsanına Veda

Geçen cuma günü, biri tiyatro – sinema, öteki mimarlık ve basın yayın dünyasının iki ünlüsünü yitirdik; Münir Özkul ve Aydın Boysan’ı. İkisi de olup bitenleri alacakaranlık kuşağı ürpertisi içinde izlediğimiz günümüz Türkiye’sinin, siyah egemen resim paletindeki en canlı, en parlak renklerdendi. Özkul, bir bakıma şanslıydı; 2003 yılından beri ‘demans’ hastası[…]

Yazının Devamı

Kazı Kaybet Çalış Kazan

Sabahattin Kudret Aksal’ın “Kahvede Şenlik Var” oyunundan bir replik: “Bütün güzel yerlere, dik bir yokuş tırmanılarak (…) ulaşılır bayım!” Yılbaşı öncesi Eminönü’nde sabahın köründe, devasa ‘S’ harfi çizen piyango bileti kuyruklarını görünce ilkin ‘umut dünyası’ dedik! Hemen ardından ise kafamızdan şu düşünceler geçti: Evet, milletimizin işsizlikten kırıldığı bir gerçek. Ama,[…]

Yazının Devamı