Günlük arşivler: 19 Ekim 2017

Baş ‘Dil’le Tartılır -4

Fransız düşünür Buffon’un “Üslup yazarın ta kendisidir.” özdeyişi -uyak çekiciliğiyle karışık- genelleme yapılarak dilimize aktarılmış:

“Üslub-ı beyan, aynıyla insan.”

İstediğimiz kadar süslü sözcüklerle konuşup yazmaya özenelim, eğer ‘beyanımız’ kişiliğimize bol ya da dar geliyorsa ‘pespayelik’ aradan er geç sırıtır. (“Er geç”i bitişik yazarsak ‘erkek keçi’ ya da ‘erkek deve’ sırıtır!)

HALVA – HELVA

Pek çok yönünü eleştirdiğimiz rahmetlik Süleyman Demirel’in güzel bir sözü vardı:

“Doğrusu ‘halva’dır; ama siz ‘helva’ diyeceksiniz.”

1970’li yıllarda, bu günkülerle kıyaslayınca aslında ‘helva gibi’ olduğunu yeni yeni anladığımız ‘siyasetçi üslubu’ sertliklerini, yazdığımız haberde olabildiğince yumuşatırdık.

Örneğin bir siyasetçi, rakibinin bir savını ‘yalanlamışsa’ bunun haber dilimizdeki karşılığı şuydu:

“… doğru olmadığını söyledi.”

Ya da Babıâli’deki İran Başkonsolosluğunun önünde bir grup öğrenci, İran Şahı Rıza Pehlevi’nin ‘kuklasını’ mı yaktı! Despot bile olsa bir komşu ülke yöneticisinden ‘kukla’ diye söz etmemek için haberimizde, ‘kukla’ ile eş anlamlı ama görece daha yumuşak bir sözcüğü, “maket”i kullanırdık:

“İranlı rejim muhalifi öğrenciler, Şah’ın maketini yaktılar.”

Baş ‘Dil’le Tartılır -4 yazısına devam et