Aylık arşivler: Mayıs 2017

İyi ki Doğdun Atam -2

Mustafa Kemal’in Ulusal Kurtuluş Savaşımızı başlatmak üzere Samsun’a çıkışının 98. yıldönümünü, “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı” olarak kutlarken göğsümüz bir kez daha kabardı.

Vatanımızı emperyalizmin çizmesi altından kurtaran; Osmanlı’nın enkazından, çağının ilerisinde laik, toplumsal, bilimsel – kültürel bir altyapı oluşturarak Türkiye Cumhuriyeti’ni kuran Atatürk’ü rahmet ve minnetle anıyoruz.

Yaktığı uygarlık meşalesiyle, ülkemizi İslam dünyasının ‘kutup yıldızı’ yapan Mustafa Kemal’in Anadolu Devrimi’ni model alan Müslüman ülkeler oldu. Başta Afganistan ve Tunus, Türk örneğine öykündüler; yıllar boyu denediler ama başaramadılar.

Çünkü:

Onların bir Atatürk’ü yoktu.

İyi ki Doğdun Atam -2 yazısına devam et

İyi ki Doğdun Atam -1

Yarın, “Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramı”nı kutlayacağız.

Büyük Önder’in, Batı emperyalizmi karşısında mucizevi bir utkuyla sonuçlanan, tarihteki ilk ve tek Kurtuluş Savaşı’nı başlatmak üzere Samsun’a çıkışının 98’inci yıldönümü.

Padişahın, yayılmacı Batılılarca işgal edilip paylaşılan ‘mülk’ünden Millî Mücadele ile bir “vatan”; sadece on beş yıla sığdırdığı devrimleriyle yine padişahın kullarından “tam bağımsız, onurlu bir ulus ve özgür bireyler” yaratan dâhinin adıdır, Atatürk.

Mustafa Kemal ve Anadolu Aydınlanması düşmanı meczuplar, her ulusal bayram ve Atamızı anma günleri öncesinde, O’nu küçültme sabuklamalarına hız verirler. Yine öyle yaptılar.

O’nun kendi ‘doğum günü’ sayacak denli önemsediği 19 Mayıs’ın arifesinde O’na ve ailesine dil uzattılar, olmadık hakaretlerle saldırdılar.

İyi ki Doğdun Atam -1 yazısına devam et

“Babam ‘Koffe’ İçiyo…”

Atatürk, 87 yıl önce “millî his ile dil arasındaki bağın çok güçlü” olduğunu belirtip şöyle demiş:

“Türk dili, Türk milletinin kalbidir, zihnidir.”

Ne garip tersinleme (ironi) ki günümüzde “zihinsel”in yerine, söz birliği etmişçesine İngilizcesini kullanıyoruz:

“Mental”.

Özellikle de TV’lerin spor izlencelerinde mental aşağı, mental yukarı!

İki spor insanının dışında…

“Babam ‘Koffe’ İçiyo…” yazısına devam et

‘Meskun Mahalleler’ (!)

Biz eski Babıâli çalışanlarına, meslek büyüklerimiz, “cevaplamak” eyleminin yanlış olduğunu söylerlerdi. Kaleme aldığımız haberde bu sözcük geçiyorsa üstünü kırmızı kalemle çizip onun yerine “cevaplandırmak” yazarlar – yanlışta ısrarcı olursak da bizi bir güzel azarlarlardı-.

[Anadolu Ajansındaki rahmetli ustalarımızdan Emin Olcay (nam-ı diğer Dişsiz Emin) ile İlhan Banguoğlu’nun-Tanrı uzun ömür versin- haber diline gösterdikleri özeni ve bu konuda bize kazandırdıklarını unutamayız.]

‘Meskun Mahalleler’ (!) yazısına devam et