Aylık arşivler: Ocak 2017

KATARSİS

Bu günlerde dünya sanat çevreleri; Orta Doğu’da, ‘insanlığın belleği’ diyebileceğimiz binlerce tarihsel – kültürel kalıtın (miras), köktendinci teroristlerce yerle bir edilmesini konuşuyor.

IŞİD, son olarak Suriye’deki “Çölün Gelini” adı verilen Palmira antik kentini yakıp yıktı.

Afganistan’da Taliban, 2002’de, beşinci yüzyıla tarihlenen iki Buda heykelini ağır silahlarla ateş ederek yok etmişti.

Bu arada Irak’ta, Mısır’da, türlü uygarlıklardan kalma paha biçilmez hazine niteliğindeki on binlerce tarihsel yapıt yağmalanıp Batı’ya kaçırıldı.

KATARSİS yazısına devam et

İki Kulak Bir Dil İçin -1

Başlıktaki, ‘çok dinleyip az konuşmamızı’ öğütleyen bir atasözü.

‘Bize yöneltilen eleştirileri dikkate almamız gereğini’ de içeriyor.

Kendi yararımız için elbet.

‘Medyadaki dil yanlışları’ konusunda, türlü mecralarda uzun yıllardır sürdürdüğümüz ‘özeleştiriler’in, karınca kararınca bile olsa olumlu sonuçlar verdiğini görmek bizim için sevindirici.

Öyleyse durmak yok, yola devam!

İki Kulak Bir Dil İçin -1 yazısına devam et

Sarsıcı Haberler

Meslekteki ustalarımız, muhabirken yazdığımız, haber merkezinin ‘akvaryum’una (!) terfi edince de okuyup değerlendirdiğimiz haberlere hep ‘çarpıcı başlık’ atmamızı isterlerdi bizden. Belli ölçüde abartı bile içerse…

Sanırız, toplumun biraz ‘ağır kanlı’ olup olaylara geç tepki verdiğine, dolayısıyla da okura bir şeyleri anlatabilmek için onu omuzlarımızdan tutup ‘sarsmamız’ gereğine inanırlardı.

Bu yüzden söz konusu başlıklara ‘çarpıcı’ değil de ‘sarsıcı’ demek daha doğru belki.

Sarsıcı Haberler yazısına devam et

KAR

Bir İstanbul sabahında, masumiyet çağımızın Trakya kışlarına uyanır gibi kalktık yataktan. Penceremizin önünde kocaman buz sarkıtları.

Saçağın kuytusunda yumuşacık salınımlarla süzülen kar taneleri, az ötede kuzey rüzgârının etkisiyle karman çorman. Zihnimizde uçuşan karmakarışık düşünceler, sözcükler, kavramlar, imgeler gibi…

İstanbul’a beş gündür kar yağıyor. Cuma akşamı kara trafiği içinden çıkılmaz hâl aldı. Onu izleyen günlerde deniz ve hava ulaşımı da hemen hemen durdu.

KAR yazısına devam et

MOZARAP

Başlıktaki “Mozarap” da ne? diyeceksiniz… Sekiz yüz yıla yakın bir süre (711 – 1492) Arap egemenliğinde kalan İspanya halkından ‘iki dilli ve iki kültürlü’ duruma getirilenlerin ‘yozlaşmasını’ anlatan bir kavram bu. ‘Mozarap’ topluluklarında, anadilinden uzaklaşıp Arapça konuşmaya başlayanlardan İspanyolca olan adını bile örneğin, Pesencano ibn Azafer, İbni Garsiya… diye Arapçalaştıranlar çıkmış.

MOZARAP yazısına devam et