Aylık arşivler: Şubat 2016

‘Kişisel Veri’ Pazarı!

İngiliz düşünür – iktisatçı John Stuart Mill (1806 – 1873), düşünce tarihine “ütopya”nın karşıtı olarak “distopya” kavramını da kazandıran kişidir.

“Ütopya”, olumlu anlamda düşsel devlet düzenlerini, “distopya” ise devletin birey – toplum üzerine karabasan gibi çöktüğü (otoriter – totaliter) rejimleri tanımlar.

Mill’in “distopya”sından yazın dünyası da etkilendi; “distopik”romanlar yazılmaya başladı ki bunların en bilineni, George Orwell’ın “1984”üdür. Romanın geçtiği mekân, insanların tek tipleştirildiği Okyanusya adlı ülkedir. Burada ‘düşünce polisi’ herkesi sürekli izler. Aşk bile yasaktır. Doğruluk bakanlığında çalışan memur Smith hem yönetime muhalif olmanın hem de Julia adlı bir kadınla cinsel ilişki kurmanın bedelini ağır işkencelerden geçerek öder. Otoriter devlet sonunda Smith’i de istediği ‘yandaş vatandaş’ kalıbına sokacaktır!

‘Kişisel Veri’ Pazarı! yazısına devam et

Erken İlkyaz Muştusu

İlkyaz, güler yüzünü erken gösterdi. Güneş iyice ısıtamasa da mevsim dönümüne uyum çabasındaki bedenlerimizi ‘ılıtıyor’.

Lodos, incecikten ‘rahmet’ getiriyor; “yağsın yağmur çisil çisil, gel gidelim usul usul / Bilemezsin seni nasıl, seni nasıl seviyorum”

Fırsat bu fırsat; bir serçecik, kuytudaki zakkumun narin dalına konmuş, yapraklardan süzülen yağmur sularıyla yıkanıyor. Kâh kanatlarını suya açıp kâh gagasını tüylerinin altına soka çıkara, kışın kirinden pasından arınıyor.

Erken İlkyaz Muştusu yazısına devam et