85. Türk Dil Bayramı

Önümüzdeki salı, Türk Dil Bayramı’nı kutlayacağız.

1932’de düzenlenen ilk Türk Dili Kurultayı’nın açılış günü, “Dil Bayramı” kabul edilmişti.

Çağcıl anlamdaki ilk geniş kapsamlı Türkçe sözlük Kamus-ı Türkî’nin; ilk Türkçe roman Taaşşuk-ı Talat ve Fitnat’ın; ilk Türkçe ansiklopedi Kamus-ül Alam’ın yazarı Şemsettin Sami (1850 – 1904), Osmanlıca için şöyle diyordu:

“Bu nasıl bir dildir ki Arap’a söylesen anlamaz, Acem’e söylesen anlamaz, Türk’e söylesen anlamaz.” 

85. Türk Dil Bayramı yazısına devam et

Çin İşkencesi

Çin’de yirmi yıl hapis yatmış bir Budist keşiş, Hindistan’a Dalay Lama’yı ziyarete gelmişti. Dalay Lama keşişe, uzun mahkûmiyeti süresince gördüğü işkenceler sırasında korkup korkmadığını sordu.

Keşişin inanılması güç yanıtı şöyleydi (1):

– En büyük korkum, bana işkence edenlere karşı sevgimi ve merhametimi kaybetme ihtimali oldu.

Çin, 1945’ten itibaren Tibet’i sinsice işgale girişmişti. 1949’da Çin Halk Cumhuriyeti’nin kurulmasıyla işgal, kıyıma dönüştü (2). Çocuk ve kadınlar dâhil, halk hapishanelere, çalışma kamplarına tıkıldı. Korkunç ‘Çin işkencesi’ görenlerden bir milyon Tibetli her beş kişiden biri öldü.

Dalay Lama, on yıl boyunca ‘barışçıl bir savaşım’ vermesine karşın işgali önleyemeyince Hindistan Başbakanı Nehru’nun çağrısı üzerine 1959’da seksen bin Tibetliyle Himalayalar’ı aşıp Hindistan’a sığındı.

Çin İşkencesi yazısına devam et

‘Arda Kalan’ da Ne?

Reklam sloganlarındaki yanlış Türkçenin, yinelene yinelene toplumun belleğinde doğruymuş gibi yer ettiğine, bu köşede sıklıkla dikkat çekeriz.

Şarkılar ise uzun yıllar boyu söylendiği için güfte yazarlarının dilimize daha da çok özen göstermeleri gerekir.

Anadolu rock müziğinin öncülerinden Cahit Berkay, genç solist Derya Petek’le birlikte yaptığı albümüne “Arda Kalan” adını koymuştu. Albümün aynı adı taşıyan çıkış şarkısında da “… hasretin tutuşur, anılar uçuşur / acı bir elvedadır ardakalan” deniliyordu.

Oysa, Türkçede “arda kalmak” diye bir eylem yok. “Artmak, geriye kalmak” anlamındaki eylemin doğrusu, “t” harfiyle ve bitişik yazılan “artakalmak”. Doğru örnek:

Ahmet, gündelik masrafından artakalan parayı biriktirip bankaya yatırıyor.

‘Arda Kalan’ da Ne? yazısına devam et

İç Çamaşırlı İsmet Paşa

Biz Türkler, gündelik konuşmalarımızda meramımızı olabildiğince kısa sözlerle, kestirme anlatmayı yeğleriz.

Bu nedenle örneğin; genellikle plastikten yapılmış bir terlik türü olan “Tokyo sandaleti”, dilimizde “tokyo” olup çıkmıştır.

Kâğıt mendile halkımız, aslında bir marka olan “selpak” der.

Her likit petrol gazına da “aygaz”

“Atlet” (Fr. athlète), atletizmci, demek. Atletlerin kolsuz, askılı iç giysisi ise “atlet fanilası”dır. Ama, TDK’ya göre “atlet”in birinci anlamı, artık “…fanila”!

İç Çamaşırlı İsmet Paşa yazısına devam et

‘Aziz Nesin Ruhu’ İçin

Aziz Nesin’le ortanca oğlu Ali, Bilkent Üniversitesi yerleşkesinde, elleri kolları ağır kitap kolileriyle dolu, otobüs durağına yürüyorlar. Mevsim kış, her yer karla kaplı, Ankara’nın ayazı her ikisinin iliklerine dek işliyor. Ali:

– Baba, bir taksi çağıralım.

– Olmaz!

Ali, ses tonunu biraz yükseltiyor:

– Baba sen, kitapları dünya dillerine en çok çevrilen yazarsın. Bir taksiye binmeyi hak etmiyor musun?

Aziz Nesin’in yanıtı çok sarsıcı:

– Ben o taksi paralarıyla çocuklara defter, kalem alıyorum.

‘Aziz Nesin Ruhu’ İçin yazısına devam et